|
Psk. Dr. Feyza BayraktarDiken |
Bir başkasını değiştirmeye neden bu kadar ihtiyaç duyarız?
İçimizde yaşamaya devam eden insanlar hakkında düşündüğümüzde, onları anlamaya çalıştığımızı sanırız. Oysa dikkatle...
Bir hayal kırıklığının ardından ortaya çıkan ilk sorulardan biri genellikle aynıdır: Bunun sorumlusu kim? Bu sorunun neden bu kadar çekici...
Bir tabloya bakmak, bir roman okumak ya da bir müzik parçasını tekrar tekrar dinlemek ilk bakışta hayatın zorunlu ihtiyaçları arasında...
Bir zamanlar dikkat dağıtan şeylerin bir sonu vardı. Gazete biterdi. Televizyon yayını sona ererdi. Yolculuk tamamlanırdı. Misafirler...
İnsan kendisini kötü biri olarak gördüğünde yalnızca davranışı değil, bütün kimliği tehdit altında hisseder. Bu yüzden zihin...
İnsan bazen tam mutlu olacağı yerde geri çekilir. Güzel giden ilişkiyi bozar, yaklaşmak istediği hayattan son anda uzaklaşır, uzun zamandır...
Eskiden bir insan anlatılırken “çok iyi biridir”, “vefalıdır”, “eli açıktır”, “dost canlısıdır” denirdi. Bugün ise birini...
Hayat giderek deneyimlenen bir şey olmaktan çıkıp yönetilen bir projeye dönüşüyor.
İlişkileri bitiren şey çoğu zaman büyük krizler değil, tekrar eden küçük örüntülerdir. Eleştiri, savunma, küçümseme ve duvar...
Çatışma korkusu, fikir ayrılığından çok daha fazlasıdır; o ayrılığın ilişkiyi nasıl değiştireceğine dair belirsiz ama yoğun bir beklentidir.
Bir okulda silah patladığında toplum önce sese döner. Kaç kişi yaralandı, fail kimdi, silahı nereden buldu? Bunlar gerekli ama gecikmiş...
Bir işe başlamak için motivasyon beklemek, kapının önünde durup açılmasını beklemek gibi. Kapının kolu oradadır ama insan dokunmaz....
Can sıkıntısı çoğu zaman yanlış tanımlanır. Sanki seçenek kalmadığında ortaya çıkan basit bir boşluk haliymiş gibi düşünülür....
Haset çoğu zaman saldırgan değildir. Aksine, içten içe kendini aşındıran bir harekettir. İnsanın kendine verdiği zarardır.
Birini tanımak, onu çözmek değil; onunla biraz daha kalabilmektir. Asıl mesele, birini hemen çözmek değil; tanımaya gerçekten bir şans verebilmektir.
Bayramın belki de en kıymetli yanı, bir insanı ölçmeden karşılayabilmekte. Onu dinlerken hayatının hesabını sormamakta. Yanında otururken...
Bayramın belki de en kıymetli yanı, bir insanı ölçmeden karşılayabilmekte. Onu dinlerken hayatının hesabını sormamakta. Yanında otururken...
Orta yaş insanı ilk kez hayatına biraz mesafeden bakabildiği bir yere getirir. Arkasında biriken yılları, önünde ise artık sonsuz...
Ebeveynlik neredeyse steril bir ameliyathane ciddiyetiyle icra ediliyor. Aslında buna bir ad konabilir: Terapist ebeveyn sendromu.
'Masumiyet Müzesi' o tartışmayı tartışmayı gündeme taşıdı: Bu bir aşk hikâyesi mi, yoksa bir obsesyon anlatısı mı?
Klinik gözlemler ve araştırmalar, psikopatik özelliklerin sadece kriminal gruplarda değil, toplumun tam ortasında, iş hayatında, sosyal...
İnsan gün içinde pek çok cümleyi yutar. Söze dökülemeyen öfkeler, ertelenen itirazlar, bastırılan arzular gündelik hayatın içine...
Son zamanlarda insanlar birbirine daha sert konuşuyor. Bu sertlik her zaman bağırarak, küfrederek ya da açık bir aşağılamayla gelmiyor;...
Bir insanla ilk kez karşılaştığımızda, çoğu zaman henüz tek bir cümle kurulmadan bir yön belirir. Sözcükler daha ortada yoktur ama beden...
Bazen bir sahne, yalnızca bir sahne değildir. Bazen birkaç dakikalık bir karşılaşma, aylardır, hatta yıllardır biriktirilen duygunun yüzeye...
Sokak kalabalık. Kafeler taşmış, vitrinler ışıl ışıl, kuryeler gün boyu paket taşıyor. Sosyal medya tatil görüntüleriyle dolu. Bir...
İnsan kötülükle karşılaştığında ilk refleksi uzağa itmek olur. Ne de olsa kötü hep başkasının içindedir: başka bir zihnin...
Kontrol çoğu zaman güçle karıştırılır. Kendini tutabilen, duygularını taşırmayan, hayatını rayında götüren insan ‘sağlam’...
Cinsellik, insan psikolojisinin en çıplak aynasıdır. Ancak bu ayna her zaman tek bir yüzü yansıtmaz. Bazen görüntü çoğalır; bedenler üst...
Bazı insanlar kendini sevmeyi bir hedef gibi anlatır: Seveyim, tamamlanayım, rahatlayayım. Sanki içsel bir kapıdan geçilecek ve hayat nihayet...
Zekâ çoğu zaman ilerleme, başarı ve uyumla özdeşleştirilir. Daha hızlı öğrenen, daha çabuk kavrayan, daha doğru kararlar veren bir...
Bazı toplumlarda bazı kelimeler anlamını kaybeder; ‘samimiyet’ de bunlardan biri. Yakın olmakla iç içe geçmek, bağ kurmakla boğmak,...
Bazı cümleler insanın zihnine bir çivi gibi çakılır; susturulamaz ve kolayca da unutulmaz. Bir kez duyuldu mu insanın iç dünyasında yankı...
Yalnızlık çoğu insanın zihninde aynı soruyu dolaştırır: Benim sorunum ne? Oysa çoğu zaman sorun kişide değil, onu çevreleyen...
Güven… İnsanın içinde sessizce yer eden ama hayatını şekillendiren bir duygu. Birine elini uzattığında tutup tutmayacağını bilememenin,...
Bir zamanlar utanmak, insan olmanın doğal bir uzantısıydı. Birini incittiğimizde içimiz cız eder, yüzümüz kızarırdı. Yanlış bir söz...
Her çağ, kendi kahramanını yaratır. Eskiden bu kahraman, erdemli, vicdanlı, iyi bir insandı. Bugünse toplumun alkışladığı figür,...
Koku, insanın en eski ve en hakiki duyusudur. Görme ve işitme sonradan gelişmiştir, koku beynin ilk iletişim aracıdır. Bu yüzden kokular...
İnsanlık tarihinin büyük kısmı hatırlamak için verilen bir mücadeleydi. Hatırlamak, kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve neye ait...
“Çalış, inan, başar.” Hepimizin kulağına çocukluktan beri fısıldanan sözler bunlar. Sınav öncesi öğretmenin dudaklarından,...
@FeyzaBayraktar_ info@feyzabayraktar.com Sabah gözlerimizi açtığımız anda başlayan küçük tercihler zinciri, günün ilerleyen...
@FeyzaBayraktar_ info@feyzabayraktar.com Mutluluk, insan ruhunun en kadim meselelerinden biri. Filozofların ve şairlerin peşinden koştuğu...
@FeyzaBayraktar_ info@feyzabayraktar.com Günlük hayatımızın büyük kısmı, farkına bile varmadan tekrar ettiğimiz davranışlarla...
Sabah haberleriyle tetikte uyanan, gün boyu bildirimlerle irkilen, akşam yemeğinde bile gündemi kaçırmamak için telefona bakan bir toplum...
Bir tiyatro sahnesi düşünün. Işıklar ortada, alkışlar başrole yönelmiş. Seyircinin tüm dikkati merkezde… Gelgelelim sahnenin kenarında,...
@FeyzaBayraktar_ info@feyzabayraktar.com Ertelemek, çoğu zaman bir takvim sorunu değil, hayatımıza imza atmaktan duyduğumuz korkudur. Bir...
@FeyzaBayraktar_ info@feyzabayraktar.com Ortalama odak süremiz, bir Japon balığınınkinden bile kısa. Kitap okuyamamak sadece kişisel bir...
Ülke, geçen hafta kendi kara komedisinin perdesini açtı; sahnede yalnızca sahte belgeler değil, yıllardır sessizce paslanan güven...