|
Prof. Dr. Bilal SamburMilat |
Prof.Dr. Bilal SAMBUR İnsan, dünyaya yalnızca yaşamak için değil, yaşadığı dünyayı anlamak, başkalarıyla ilişki kurmak ve kendi...
İnsanın en büyük talihsizliklerinden biri, kendi yaptığı mağaraları dünyanın kendisi sanmasıdır. Taşlardan yapılmış mağaralardan...
“Bizim de başımıza gelebilir diye değil, insan olduğumuz için insan haklarını korumamız gerekiyor. Bu bilince ulaşabilmenin ana yolu da,...
Cehalet çoğu zaman bilgi eksikliği olarak anlaşılır. Oysa toplumların asıl sorunu insanların her şeyi bilmiyor olması değildir; zaten hiç...
Rönesans, yalnızca geçmişte yaşanmış bir sanat ve kültür dönemi değildir. Onu birkaç yüzyıla, birkaç kente ya da birkaç büyük...
Edebiyat hakkında konuşurken genellikle onun ne anlattığını soruyoruz. Aşkı mı anlatıyor, ölümü mü, toplumu mu, insanın...
Eylül biraz da suyun kenarından gelir. Suyun ağır ağır aktığı, akşamın ışığının nehrin üzerine ince bir tül gibi serildiği,...
İnsan dünyaya yalnızca biyolojik bir varlık olarak gelmez; aynı zamanda kendisini çoktan anlamlandırılmış bir dünyanın içinde bulur. Daha...
Özgürlüğü çoğu zaman hayatın belirli bir aşamasında elde edilen bir imkân gibi düşünürüz. İnsan önce dünyaya gelir, büyür,...
Dünyayı düşündüğümde aklıma ilk gelen şey onun büyüklüğü değil, biricikliği oluyor. İçinde yaşadığımız dünya, milyarlarca...
İnsan, kendisiyle ilgili en eski korkularından birini hiçbir zaman bütünüyle yenemedi: Kendi başına yeterli olmayabileceği korkusunu....
Barış hakkında konuşurken çoğu zaman kolay bir tanımdan hareket ederiz: Savaşın olmadığı durum barıştır. Silahlar susmuşsa, çatışma...
İnsanlık tarihi boyunca insan, kendi varoluşunun anlamını başkasının sözünde aradı. Bilmediği zamanlarda bir rehbere, korktuğunda bir...
Mevcut insanlık durumuna baktığımızda göreceğimiz en önemli hallerden birisi, aklın varlığı, bireyin yokluğudur. “Akıl var, birey...
İnsanın akla sahip olması, onun eleştirel bir varlık olduğu anlamına gelmez. İnsan düşünebilir, hesaplayabilir, nedenler bulabilir,...
Modern insanı anlamanın yolu, onun ne kadar teknoloji kullandığına veya ne kadar eğitim aldığına bakmaktan geçmez. Modernliğin daha derin...
Süleymancılık, Türkiye’nin dinî ve toplumsal tarihinde yalnızca bir Kur’an kursları ağı, bir cemaat yapılanması veya geleneksel...
İslam’ın rasyonalist bir din olduğu iddiası, modern dünyanın kavramlarını geçmişe doğru taşıyan bir entelektüel anakronizmden...
Felsefe, insanın kendisine verilmiş cevaplarla yetinmemesidir. İnsan, “Bana böyle söylendi” ile “Ben bunu neden doğru kabul ediyorum?”...
Ontoloji, yalnızca varlığın ne olduğunu araştıran soyut bir disiplin değildir. Ontoloji, insanın dünyayla nasıl ilişki kurduğunu,...
İnsan, doğduğu dünyayı olduğu gibi kabul eden bir varlık değildir. O, yaşadığı dünyayı anlamlandıran, yeniden kuran ve yeniden...
Eleştirel ruh, insanın en büyük keşfidir. İnsan, yeryüzünde yaşayabilmek için önce kendi korkularını, mitlerini ve otoritelerini...
İnsan neden kendisine verilmiş bir cevabı kabul etmek zorunda olsun? Neden doğduğu kimlik, içine doğduğu inanç, ailesi, toplumu veya tarihi...
İnsan, çıktığı yere aynı insan olarak dönemez. Odysseus’un asıl yolculuğu denizlerde değil, kendi içinde gerçekleşir. Bazı hikâyeler...
İnsan, emir komutayla sevemez.Bu nedenle aşkın tarihi, aynı zamanda buyruğa karşı özgürlüğün tarihidir. Aşk, hiçbir zaman bir fermanın...
Barış, savaşın sona ermesi değildir. Barış, yaşamın özgürce çiçek açabilmesidir. Silahların susması, barışın yalnızca eşiğidir....
Açık bahçe, insanın doğayla ve kendisiyle kurduğu ilişkinin en özgür mekânlarından biridir. Duvarların, dogmaların ve kesinliklerin...
Özgürlük yalnızca bir hak değildir. Özgürlük, insanın varoluşunu taşıyan en köklü ve en kırılgan imkândır. Özgürlük, insanın...
Ayışığı bahçenin üzerine düştüğünde dünya biraz değil, bütünüyle yavaşlar. Gündüzün keskin çizgileri erir; ağaçlar,...
Teoloji, psikoloji ve özgürlük, insanı aynı anda hem kuşatan hem de açığa çıkaran üç ayrı mücadele alanıdır. Bunları uzlaştırıcı...
Haziran, göğün yeryüzüne biraz daha yaklaştığı aydır. Güneş yalnızca taşları, yaprakları, teni ısıtmaz; insanın içindeki eski ve...
İnsan, boyun eğmek için doğmamıştır. İnsan, sorulmamış soruların içine doğmuştur. İnsan, korkunun, geleneğin, otoritenin ve...
Medeniyet, taşla, çelikle, teknolojiyle değil; insanın insana nasıl davrandığıyla ölçülür. Bir toplumda yollar genişleyebilir, binalar...
Medeniyet, taşın üstüne taş koymak değildir sadece; anlamın, bilginin, değerin ve özgürlüğün üstüne insanı koyabilmektir. Bu nedenle...
Doğa hümanizmdir. Bu söz, insanın kendini put sanan kibirli hırsına vurulmuş bir tokattır. Günümüzün dünyasını patolojikleştiren...
Dut ağacının altında kahvaltı, yalnızca bir öğün değildir; sabahın kalbinde kurulan küçük bir tören, iki insanın dünyayı bir...
Bilgiye erişimi hızlandırmak, mesafeleri kaldırmak, düşünceyi serbestleştirmek ve dünyayı görünür kılmak için siberalem, insan...
Sanatla anlam oluşturmak, şiddetsiz bir varoluşun en derin biçimlerinden biridir. Sanat, insanı yok olmaya ve etmeye değil, yaşatmaya...
Yüzeyde bir ritüel gibi görünen kurban kavramının derin yapısında insanın hakikatle kurduğu ilişkinin ontolojik olduğu kadar psişik bir...
Kapalı zihin, farklı fikirlere, insanlara, yaşam stillerine tahammül etmez. Kapalı zihin, tahammülsüzlüğün ötesinde bir karanlık ve...
Engellilik psikolojisi, insanın kırılganlığıyla, bedeniyle, toplumla ve anlamla kurduğu ilişkinin en derin alanlarından biridir. Engellilik...
Hayat, bahardır. Hayat, karnavaldır. Karnavalda, insanlık açılır. Baharda, doğa açılır. Karnavalda, yapay düzenler, otoriteler, ilişkiler...
Ahlak, çoğu zaman insanın içindeki derin benin sesini yükselten bir vicdan değil, onun üstüne çöken bir disiplin aygıtıdır. Bize...
İnsan, çoğu zaman kendisini hazır bir varlık gibi düşünür. Doğmuş olmak, tamamlanmış olmak değildir. Tamamlandığını ve kemale...
Çoğu zaman buyruğun diliyle konuşan ahlakta, tahakküm vardır. Ahlakın buyurgan ve tahakküm dili, emir verir, hizaya sokar, korku üretir....
İnsan, hakikati, anlamı ve amacı, dışarıda hazırlanıp kendisine dayatılan bir paket ve kimlik olarak değil, kendi varoluşunun derinliğinde...
Toplumlar bir anda çökmez. Çöküş, görünmez ama en kırılgan yer olan eğitimde başlar. Sınıfların sessizliğinde, öğretmenlerin...
Çürüme, paçozlaşma, okulda şiddet, toplumsal çöküş, ölüm kültürü ve umutsuzluk aynı zincirin farklı halkalarıdır. Bunların her...
Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri etkinliğine değerli dostlarım Mehmet Yüksel ve Besim Şeref Ülker’le birlikte katıldık. Trabzon...