menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akla kapanan kapılar: Kapalı zihnin karanlığında felsefesiz zihin

31 0
10.08.2026

Felsefe, insanın kendisine verilmiş cevaplarla yetinmemesidir. İnsan, “Bana böyle söylendi” ile “Ben bunu neden doğru kabul ediyorum?” arasındaki mesafeye adım attığında felsefe başlar. Felsefe, hazır hakikatlerin önünde eğilmek değil, hakikatin kendisini sorgulama cesaretidir. Bu yüzden felsefenin asli düşmanı cehalet değil, tamamlanmışlık, mükemmellik ve kesinlik saplantısıdır.

Bedevi dogmatizmin temel problemi de burada ortaya çıkar. Dogmatizm merkezli insanüstü yanılsamalar anlayışı, hakikatin nihai kaynağını insan aklının dışında ve üstünde konumlandırdığında, aklın görevi hakikati yaratmak, araştırmak ve yeniden kurmak olmaktan çıkar; kendisine bildirilmiş olduğu kabul edilen hakikati anlamak, açıklamak ve savunmakla sınırlandırılır. Böylece akıl özgür bir özne olmaktan çıkar, önceden belirlenmiş hakikatin hizmetkârına dönüşür.

Burada asıl mesele dogmatik yazılarda felsefe teriminin kullanılıp kullanılmaması değildir. Daha derin mesele, insanın hakikati kendi aklıyla sorgulama hakkının nerede durduğudur. Felsefe sorar. Dogmatik zihin cevap verir. Felsefe kuşkuya izin verir. Dogmatik zihin kuşkuyu tehdit olarak görür. Felsefe “başka türlü olabilir mi?” diye sorar. Dogmatizm “olması gereken budur” der. Felsefe insanı düşünmeye çağırır. Dogmatizm ise çoğu zaman insanı doğru düşünmeye değil, doğru olduğuna karar verilmiş şeyi düşünmeye çağırır.

İşte zihinsel kapanma burada başlar. Bir insanın eline değişmez bir hakikat paketi verildiğinde ve o paketin içeriğine insanüstü ve doğaüstü nitelikte mutlak hakikatler........

© Milat