Karşılaştırmalı demokrasi
Her boydan ve her soydan demokrasi sevdalıları, özellikle de bizdekiler için vazgeçilmezdir: Hem kendilerindekinin kimselerde var olana benzemez, kendine özgü bir nitelik taşıdığını, hem de bunun yanlış anlaşılmaması gerektiğini, çünkü öyle olmakla birlikte, aynı zamanda, ya hiçbir yerdekinden aşağı kalmaz ya da öyle olsa bile uğruna mücadele edildikçe tam ve gerçek bir demokrasiye evrimleştirilebilir olduğunu düşünürler. Aslında düşünüp düşünmedikleri pek belli değildir de bunu her fırsatta tekrar ederler, böylece bazen öyle düşündükleri sanısı uyanır. En kötüsü de budur zaten: O yetenekleri bulunmadığı halde düşünebildikleri izlenimi yarattıkları olur. Gerçi, bunları ideologları için ileri sürmek gerçekçi olmaz, onlarda az çok gelişmiş bazı nitelikler vardır; onları izleyen sürüye bakarak söylüyoruz.
Bu arada birbirinin karşıtı sanılabilen iki ana eğilim doğar, akım da diyebiliriz. “Birbirinin karşıtı sanılabilen” demekle aslında bunların yer yer bir karşıtlık ya da düşmanlık ilişkisi içinde görünmekle birlikte, aslında, düşman kardeşler yakıştırmasının daha uygun düşeceğini anlatmış oluyoruz.
Bunlara ayaküstü uydurulabilecek bir deyişle, “karşılaştırmalı demokrasi yaklaşımı”nın iki ana eğilimi demek mümkün. İsteyen, eskimiş sözcüklerden bir türlü vazgeçemeyen, karşılaştırmalı yerine “mukayeseli” de diyebilir.
Bu eğilimlerden biri, daha çok, iktidarda bulunan ve alışılmış deyişle sağcılar olarak bilinenlerde ortaya çıkar. Onlara göre herkesin demokrasisi kendinedir. Demokrasi her ülkenin kendi koşulları içinde, o koşulların çizdiği ülke ve toplum için hayırlı/gerekli/yararlı çerçevede gerçekleşir. Her ülkenin varlığı ve geleceğinin, modaya dönüştürülmüş sözle “bekası”nın gerektirdikleriyle demokrasinin gereklerini bağdaştırmak mümkündür, ama zordur. Bu zor işi başarmak da gerçek yahut iyi politikacıların, hatta o kadarı da yetmez, “devlet adamı” düzeyine ulaşabilmiş olanların harcıdır.
Aslında meramlarını buna benzer bir derli topluluk içinde anlatma becerisini pek azı gösterebilse de, çoğu kez hamaset ve tehdit dolu bir biçemde söylenenleri, daha doğrusu,........
