menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu sefer tamam mı gerçekten?

6 0
08.10.2026

Türkiye’de muhalefetin seçim öncesi en sık tekrarladığı cümlelerden biri hiç kuşkusuz “Bu sefer tamam” oldu. Her seçim öncesinde iktidarın yıprandığı, ekonomik şartların ağırlaştığı ve artık değişim zamanının geldiği düşünüldü.

Bugün bu cümlenin geçmişe göre çok daha güçlü bir karşılığı var. Ekonomik sorunlar, hayat pahalılığı, iktidarın uzun yıllara yayılan yıpranmışlığı ve 31 Mart 2024 seçimlerinde ortaya çıkan tablo, muhalefetin önünde ciddi bir fırsat olduğunu gösteriyor.

Fakat 24 yıllık AK Parti iktidarının en önemli dersi de burada: İktidarın zayıflaması ile muhalefetin kazanması aynı şey değil.

2002 seçimleri bunun en çarpıcı örneğiydi. 2001 ekonomik krizinin ardından DSP-MHP-ANAP hükümeti ağır biçimde yıpranmıştı. Buna rağmen mevcut siyasi düzenin karşısına güçlü ve ortak bir alternatif çıkmadı. AK Parti yüzde 34 civarında oyla tek başına iktidara geldi.

2015'te AK Parti yüzde 40,87'ye gerileyerek tek başına hükümet kuracak çoğunluğu kaybetti. Ancak muhalefet ortak bir hükümet formülü oluşturamadı. 1 Kasım seçiminde AK Parti yüzde 49,5'e çıkarak yeniden tek başına iktidar oldu.

2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi de başka bir ders içeriyordu. CHP ve MHP, Erdoğan'ın karşısına Ekmeleddin İhsanoğlu'nu ortak aday olarak çıkardı. Ancak matematiksel olarak geniş bir muhalefet koalisyonu oluşturmak, toplumun farklı kesimlerinin gerçekten benimsediği bir aday ortaya çıkarmaya yetmedi. Erdoğan ilk turda seçildi.

2023 ise belki de bugünkü tartışmanın en önemli örneği. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve deprem felaketi iktidar açısından büyük bir siyasi maliyet yaratmıştı. Buna rağmen Erdoğan ikinci turda yeniden kazandı.

Dolayısıyla artık “Ekonomi bu kadar kötüyken muhalefet neden kazanamadı?” sorusundan önce başka bir soru sormak gerekiyor:

İktidar karşıtlığı neden güvenilir bir iktidar alternatifine dönüşmedi?

Bugünkü fırsat daha büyük

31 Mart 2024 seçimleri bu açıdan önemli bir kırılma yarattı. CHP yüzde 37,77 ile Türkiye genelinde birinci parti oldu; AK Parti yüzde 35,49'da kaldı. İstanbul'da Ekrem İmamoğlu, Ankara'da Mansur Yavaş çok güçlü sonuçlar aldı.

Daha önemlisi, AK Parti'nin 2002'den beri ilk kez Türkiye genelinde birinci parti olamaması, iktidarın yenilmezliği konusundaki psikolojik eşiği kırdı.

Ancak yerel seçim başarısını genel seçim sonucunun garantisi olarak görmek de yanlış. Yerel seçimde seçmen........

© Yeni Ankara