menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İngiltere'nın pozisyonu da incelenmeli

14 0
07.10.2026

YENİ SYKES-PICOT'UN GÖRÜNMEYEN HARİTASI: TÜRKİYE’Yİ VE TÜRK DÜNYASINI KUŞATMA HAREKÂTI ( Bölüm-2)

İngiltere'yi bu dosyada yalnızca “ABD'nin yanında” diye yazmak yetersiz olur. Londra'nın kendi Suriye politikası var. Kürt bölgeleri konusunda kendi değerlendirmelerini yayımlıyor. Suriye'nin siyasi geçiş sürecini destekliyor.

Ve 2026'da SDG'nin merkezi Suriye devlet yapılarıyla entegre edilmesi yönündeki diyalog ve açıklamaları açıkça olumlu karşıladı.

Dolayısıyla İngiltere'nin rolü ayrıca incelenmeli. Çünkü İngiltere'nin Ortadoğu'daki tarihsel etkisi, Kıbrıs'taki egemen üsleri [9] ve günümüzdeki diplomatik/askerî kapasitesi birlikte değerlendirildiğinde ortaya ayrıca araştırılması gereken bir tablo çıkıyor.

ERMENİSTAN DOSYASI VE BİZANS DİPLOMASİSİ

Şimdi haritanın doğusuna geçiyoruz. Burada da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. AB ile Ermenistan arasında 2026'da ilk kez zirve gerçekleştirildi. AB, Ermenistan'la ekonomi, bağlantısallık, güvenlik ve savunma alanlarında iş birliğini derinleştirme kararı aldı. Aynı süreçte AB-Ermenistan Connectivity Partnership oluşturuldu ve Avrupa yatırımlarının Ermenistan'a yönlendirilmesi gündeme geldi.

Daha da önemlisi: AB, Türkiye-Ermenistan normalleşmesini ve Kars-Gümrü demiryolu bağlantısının yeniden kurulmasını da destekliyor.

Burada çok dikkatli olmak gerekiyor. Bunu otomatik olarak “Türkiye'yi kuşatma projesi” diye adlandırmak belgeye dayanmaz. Fakat Ermenistan'ın Avrupa'yla ekonomik, siyasi ve güvenlik bağlantılarının genişlediği gerçeğini de görmezden gelemeyiz.

Bu noktada, Ermenileri adeta sessiz hale getiriyorlar ve sanki hiçbir sorun yokmuş gibi davrandırıyorlar. Bu durum, zamanında Yunanlıların karasuları ve Türkiye ile alakalı konularda kendileri yeterince güçlenene ve ittifaklarını tahkim edene kadar sergiledikleri o uyumlu, sessiz ve dostane yaklaşma taktiğiyle birebir aynıdır. Bunun adı tam anlamıyla bir "Bizans Oyunu"dur. İşte şu an Batı ve Amerika da Ermenilere tam olarak bu oyunu oynatıyor ve bu stratejiyi uygulatıyor.

Biliyorlar ki Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan arasında tam bir kesintisiz kara bağlantısı tam anlamıyla kurulabilmiş değil. Diğer yandan Rusların kafası şu an Ukrayna savaşı ile tamamen meşgul ve Moskova bölgede kendisine yük olacak ek bir sorun veya yeni bir cephe istemiyor. İşte bu kritik konjonktürü ve Mayıs 2026'da AB zirvesinde kurulan yeni ortaklık zeminini fırsat bilen Batı aklı, Rusların o bölgedeki askerî varlığını tamamen tasfiye etmek istiyor. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Eylül 2026'da basına açıkça yaptığı, ülkesinde konuşlu Rus askerî üssünün güvenlik açısından hayati önem taşımadığını belirten, "Rus askerî üssüne ihtiyacımız yok. Üssü geri çekmek istiyorlarsa yarın çekebilirler. Kalmak istiyorlarsa, Ermenistan'da ihtiyacımız olmayan bir üssün konuşlandırılmasının şartlarını görüşmeye hazırız" şeklindeki çıkışı bu planın en somut kanıtıdır. Buradaki asıl büyük tehlike, Rusların kafasının meşgul olduğu bu dönemde mutlaka o üsleri bölgeden kaldırtıp, Ermenistan'ı Batı silahlarıyla donatıp ilerleyen süreçte yeniden Türkiye'nin ve Türk dünyasının karşısına kışkırtılmış bir güç olarak çıkarmaktır.

ASIL BÜYÜK HARİTA: TÜRK DÜNYASI

Bence dosyanın en az konuşulan kısmı burası. Avrupa artık yalnızca Güney Kafkasya'yla ilgilenmiyor.

Orta Asya'ya ulaşan ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarıyla da ilgileniyor.

AB, 2026'da Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya'yı birbirine bağlayan Connectivity Agenda Platform'u kurdu. Uluslararası finans kuruluşlarıyla birlikte 2 milyar avroya kadar yatırımın harekete........

© Yeni Ankara