We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir portre: Abdülkadir Kemali Öğütçü

3 1 1
09.08.2022

Abdülkadir Kemali Öğütçü ismi size yabancı gelir ama Orhan Kemal’in hayatınız okursanız eğer onun babası olduğunu öğrenirsiniz…

Orhan Kemal gibi bir insanın yetiştiren baba ve onun oluşumuna neden olan ortam…

İlk başta sıradan bir öykü gibidir ama öyle değildir aslında…

İttihat ve Terakki Partisinin üyesi, Meşrutiyet sonrası kim olmadı ki diyeceksiniz, haklısınız ama bunu diğerlerinden ayıran bir özelliği var, çünkü bilgili, bilinçli ve inanmış bir nefer. Liderine sonuna kadar bağlı, ne görev verilirse gözünü kapatarak yapacaktır, sorgulama yok yani. Tehlikenin farkında ama ideolojinin bakış açısına çok sadık olduğu için bildiği doğrusundan vazgeçmez bir nefer…

Demokrasi, özgürlük için gelenler yıktıkları istibdadı yeniden yarattılar.

İttihat ve Terakki Partisi son Osmanlı imparatorluğunun hükümeti olmuş, ülke içinde Ermenileri kökünden kazıyacak karara imza atmış ve onu sorgulamadan yerine getirmiş bir kadro hareketidir…

Çok kültürlü, çok uluslu, çok dinli bir imparatorluk parçalanırken, içinden Türk ulus devleti için partiyi/ devleti değiştiren ve otokrat bir yapıya dönüştüren kadro hareketidir…

Parti kuruluşu balkanlarda oluşmuş ve balkan coğrafyasına, kültürüne özgüdür; çok dinli, çok inançlı, çok renkli bir parti. Kuruluşunda devletin birliği ve istikrarını savunurken, var olan Abdülhamit istibdadına karşı, kaybedilen toprakların yeniden kazanılması, padişahın vermiş olduğu yanlış kararları tersine döndürmeyi amaç edinen ideal okumuş aydın insanlar birliğidir. Kadroya girmek kurallara bağlıdır ve mutlak itaat ve biat istenmektedir.

Kuruluşundan kısa zaman sonra gerçekler ile yüzleşecek ve iktidara geldiklerinde kuruluşunda yer alan ”demokrasi, özgürlük” gibi kavramların yerini Abdülhamit’in “istibdat” kuralları yer alacaktır…

Balkanlardan ayrılıkçı Bulgar direnişçiler ile çatışırken, zaman zaman Osmanlı rejimine karşı ortak hareket ettikleri bir süreç sonrasında, iktidar yürüyüşlerini İstanbul’da gerçekleşen 31 Mart (13 Nisan 1909) olayları olarak geçen darbe girişimi sonucunda mutlak iktidar artık partinin olacaktır. Daha önce kadrolarını devlet içinde gizli olarak yerleştirme süreci bir darbe ile sonlanmış ve açıktan kadrolaşmaya devam etmiştir.

Tek adam yerini tek parti diktatoryası yani otokrasisi kurulmuştur…

Partiden devlete dönüşüm…

Osmanlı devleti içinde parti üyesi olmayan kadroların yerini parti kadrolarının alması ile devletleşeme yönünde adımlar atılmış ve mutlak bir parti egemenliği kurulmuştur. Zaten 31 Mart vakası diye kabul edilen darbe girişimi de bu kadrolaşmaya karşı eski kadroların direnişinden başka şey değildi. Mutlak hakimiyet bir darbe ve yağma ile oluşacak, istibdat sembolü ve zor ile tahtından indirileceğinden korkan padişah, zor ile tahtından indirilmiş ve sürgüne gönderilmiştir.

Saray bu darbe sırasında birkaç defa yağmalanacaktır, çünkü sarayda biriken jurnaller yeni iktidarın elinde silaha dönüşme tehlikesi vardı, fakat o jurnallerin yerini başka jurnaller kısa sürede alacaktır.

Devletin sıkıntılarından kurtarmak için gelenler kendi devletini kurmaya kalkmışlardır. Ve de gerçek anlamda kurmuşlardır demek için cumhuriyetin ilanını beklemek gereklidir, çünkü parti kadroları ideallerine uygun devleti ancak savaş sonrası oluşan ortam içinde başka kadrolar ile gerçekleştirmiştir.

Ankara’da oluşan devlet yeni ama kadrolar eski devletten.

Devlette devamlılık vardır ve kimse bu devamlılığın rotadan kalkmasını göze alamazdı.

Abdülkadir Kemali Öğütçü gibi parti kadroları ülkenin adı değişse de görevlerinin başlarında olmaya devam etmişlerdir, fakat bir farkla; bir bölüm kadro oluşmuş olan yeni lider kadroya muhaliflik yapacak, bir bölümü idealleri uğrunda yeni liderlik arkasında ideallerini gerçekleştirmeye girecektir…

Kurtuluş Savaşı adı verilen bu süreç kadroların yeniden tarafını belirleme ve yeni oluşan siyasi ortamda nerede duracağına karar verme süreci gibidir.

Kurtuluş Savaşını başlatan kadrolar “İzmir Suikastı” bahanesi ile........

© Açık Gazete


Get it on Google Play