menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni cephe Irak mı?

140 0
04.06.2026

Birkaç gün evvel Trump’ın yaptığı bir atama gündeme girdi. Atama, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ile alâkalıydı. Barrack sâdece Ankara Büyükelçisi değil, aynı zamânda, Sûriye Özel Temsicisi vazifesini yürütüyordu. Bu ikinci vazifesinin sonuna gelinmişti. Washington’daki meeslekten yetişme diplomatik muhitler Barrcak’ı başarısız buluyor ve değişmesi için devreye giriyordu. Lâkin Trumo onları elinin tersiyle bir tarafa itip, “kıymetli” ve “kadim” dostu Barrack’ın vazife süresini uzatan; buna ilâveten kendisine Irak Özel Temsilciliğini de hediye eden bir kararnâmeyi imzâladı.

Bu atamanın sâdece Washington’da cereyan eden, Trump ile müesses nizâmın muhitleri arasındaki çekişmeye dayandığın zannetmek safdillik olacaktır. Doğrusu ben bu atamanın son derecede kritik bir ehemmiyet taşıdığını ve Ortadoğu’da yeni bir sayfayı açmaya mâtuf olabileceğini düşünüyorum. Bu yazıda, Barrack’ın atamasının, bilhassa da memleketimiz için muhtemel neticelerini ele almaya çalışacağım.

Ortadoğu’da son on seneler itibârıyla cereyan eden hâdiseleri 1982’de kaleme alınan Oded Yinon Plânı’nı ihmâl ederek değerlendirmek mümkün değildir. 1991’de ABD Irak’a saldırırken, Merhûm Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve etrafındaki oldu bitirici, küreselci, postmodernist, neoliberal entelijensiya bu vesikayı ihmâl ediyor ve bir fırsatçılık üzerinden meseleye dâhil oluyordu. Bilenler hatırlayacaktır; “1 koyup 3 almak” bu müşterekliğin mottosuydu. Netice Irak’ın paramparça edilmesi ve Çekiç Güç’ün himâyesi altında Kürtçü ayrılıkçılığın kendisine zemin bulması oldu. Kavrayışlı zihinler ise bunun Oded Yinnon Plânı’nın bir tatbikâtı olduğunu gördüler. Ama ne çâre ki olan olmuştu.

Benzer bir hâdise de Arap Baharı olarak piyasaya sürülen yanılsamayı karşılayış tarzımızda da ortaya çıktı. Dâhilde son derecede kirli olan BAAS rejimlerinin çökertilmesini, plânı yine ihmâl ederek büyük bir heyecanla sâhiplendik. Arap milletinin özgürleşmesi olarak selâmladık. Bunun Türkiye’nin “büyümesi” için bir fırsat olduğunu zannettik. Bu Yalancı Bahar’ın merkezini meydana getiren Tunus ve Mısır’ın hâli

ortada. Yalancı Bahar’ın sıçradığı........

© Yeni Şafak