Bu Büyük ve Hayati Seçim Çağında 27 Mart Dünya Tiyatro Günü...
Yaşar ERSOY(Konuk Yazar)
Çığırından çıkmış kapitalizmin ve onun son aşaması emperyalizmin hüküm sürdüğü bir dünyada, 27 Mart, yalnızca tiyatroyu kutladığımız, tiyatroya güzellemeler düzerek kutsadığımız ve yöneticilerin ilgisizliğini, cahilliğini eleştirdiğimiz bir gün değildir.
İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gereken bir gündür aynı zamanda...
1961 yılında Uluslararası Tiyatro Enstitüsü tarafından ilan edilen “Dünya Tiyatro Günü”, kapitalizmin neoliberal post-modern zamanlarında bir kutlama gününe dönüştürülür ne yazık ki.
Oysa tiyatro, yalnızca kutlanacak ve pratikte hayata geçirilmeyen şatafatlı sözlerle kutsanacak bir sanat olmamalıdır... Tiyatronun, her koşulda toplumsal ve tarihsel gerçeği çelişkileriyle sahneye çağırdığı, sorgulandığı ve “iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına” batırıp seçimini yaptığı bir gündür.
Dünya Tiyatro Günü, tiyatronun yaptığı seçimi gözden geçirmesi, sorgulaması gereken bir gündür. Lâfta değil, uygulamada neyi, niçin, nasıl, kimin için yaptığını sorgulaması, yüzleşmesi ve seçimini yapması gereken bir gündür... Çünkü tiyatro tarafsız değildir ve tarafsız kalamaz. Lâfta başka uygulamada başka bir tutum, tavır sergileyemez. Sergilerse tutarsızdır. Mevcut düzene uyarcadır!..
Çığırından çıkmış kapitalizmin ve emperyalizm dünyayı yakıp yıkarken, sömürürken, tiyatro seçimini yapmakla sorumludur.
Savaşların, eşitsizliğin, adaletsizliğin, yoksulluğun, sömürünün, göçlerin, yalanın, yozlaşmanın, çürümenin ve baskının egemen olduğu çığırından çıkmış barbar bir çağdayız. Kapitalist neoliberal emperyal gücün, sermayenin ve egemenlerin sesi her zamankinden daha vahşi, daha vandalca, daha barbarca ve daha gür çıkarken; halkların, emekçilerin, ezilenlerin sesi bastırılmaya, boğulmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden bugün tiyatro kendini sorgulamalıdır:
“TİYATRO KİMİN TARAFINDADIR?.. VE NE YAPIYOR?.. NASIL YAPIYOR?”
Çünkü tarih boyunca tiyatro, kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına bilerek ya da bilmeyerek hizmet eder, kimi zaman da bu iktidarlara karşı halkların sesi olur. Kimi zaman da konforlu yaşamın........
