Sadece Bir Kimlik Meselesi Değil, Demokrasi Meselesi
Vatandaşlık meselesi bu ülkede uzun yıllardır tartışılıyor. Ama artık meseleye biraz daha derinden bakmamız gerekiyor. Çünkü konuştuğumuz şey sadece bir kimlik verme meselesi değil. Bir toplumun geleceğinin nasıl şekillendiği meselesidir.
Vatandaşlık dediğimiz şey, devletin dağıttığı sıradan bir belge değildir. Bir ülkenin siyasal yapısına, demokratik iradesine ve toplumsal geleceğine doğrudan etki eden çok ciddi bir hukuki statüdür.
Tam da bu yüzden hukuk devletlerinde söz konusu süreçler belirli kurallara bağlı olur, hatta sınava bağlanır. En temelde:
Şeffaf olması gerekir.
Denetlenebilir olması gerekir.
Objektif kriterlere dayanması gerekir.
Çünkü vatandaşlık keyfileştiği anda mesele sadece hukuk meselesi olmaktan çıkar. Demokrasi tartışmasına dönüşür. Kıbrıs’ın kuzeyinde yıllardır yaşanan tartışmanın özü de budur aslında.
İnsanlar sadece “kaç kişiye vatandaşlık verildiğini” tartışmıyor. Nasıl verildiğini, hangi ihtiyaçla verildiğini, hangi planlamayla yürütüldüğünü ve neden çoğu zaman siyasi tartışmaların merkezine oturduğunu sorguluyor.
Bu konu uzun zamandır sağlıklı bir nüfus politikası, toplumsal planlama ya da eşit yurttaşlık anlayışı üzerinden tartışılmıyor.
Daha çok siyasal saikler üzerinden tartışılıyor. İşte tam da bu yüzden toplumdaki güvensizlik büyüyor.
Çünkü........
