menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Göksel Göksu’nun konuğu YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: Üsküdar, İBB’nin fragmanı mı?

23 0
09.09.2026

Siyaset  Video Analiz

Son güncelleme: 9 Eylül 2026 -

Göksel Göksu’nun konuğu YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik: Üsküdar, İBB’nin fragmanı mı?

9 Eylül 2026 Çarşamba

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – YENİ Parti’nin İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediyesi’nin CHP’den AKP’ye geçişinden seçim güvenliğine, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğundan Kürt meselesine ve partisinin örgütlenme çalışmalarına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi.

Üsküdar Belediyesi’nin CHP’den AKP’ye geçmesini değerlendiren Özgür Çelik, “Biz bu sonuçla neden karşılaştığımızı biliyoruz. Türkiye’nin birinci partisi olduk, bir daha asla sandıkla seçim kazanamayacağını anlayan bir iktidar yargıyı siyasallaştırmıştı, medyayı tekeli altına almıştı, devletin bürokrasisini partizanlaştırmıştı. Bunlar üzerinden bir süreç başlattı. Bir daha sandıkla kazanamıyorsam o zaman ben yargı eliyle Türkiye’de siyaseti dizayn etmeliyim kararı verdiler” dedi.

Üsküdar’da YENİ Parti’nin CHP ile ittifak yaptığı yönündeki eleştirileri de cevaplayan Çelik “Ben İstanbul İl Başkanı olarak genel başkanımız Sayın Özgür Özel’i temsil ediyorum. Hiç kimseyle ortak bir basın açıklaması yapmadım, eski partinin üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmedim, kendileriyle herhangi bir konuşma yapmadım” ifadesini kullandı. Eski partili, yeni partili meclis üyesi diye bir kavram olmadığını belirten Çelik, “Tamamı bizim belediye başkanlarımız, bizim meclis üyelerimizdir. Şimdi gelelim. Bu nedenle iki parti arasında bir ittifak durumu bu mantıkla zaten söz konusu olamaz” dedi.

Özgür Çelik: “Bu iş bir kişilik ve karakter meselesi”

Özgür Çelik, İstanbul’da 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası operasyonlar, kayyum atamaları, yenilenen meclis seçimleri ve transferlerle 26 ilçe belediyesinden 9’unun AKP’ye geçmesiyle ellerinde 18 belediyenin kaldığından hareketle yapılan aday belirleme süreçleri ile ilgili eleştirileri de, Aydın, Afyon ve Tuzla örneklerini vererek cevapladı:

“Bu iş bir kişilik meselesidir, bu iş bir karakter meselesidir ve zor zamanlarda bu kişilikler ve karakterler ortaya çıkar. 2023 sonunda bu adaylar belirlenirken Türkiye’nin bu tür sonuçlara maruz kalacağını kim tahmin edebilirdi? İşte Afyon. Partinin TBMM’de grup başkan vekilliğini yapmış bir insan. Buna güvenmeyeceksin, kime güveneceksin?”

“Bu iş bir kişilik meselesidir, bu iş bir karakter meselesidir ve zor zamanlarda bu kişilikler ve karakterler ortaya çıkar. 2023 sonunda bu adaylar belirlenirken Türkiye’nin bu tür sonuçlara maruz kalacağını kim tahmin edebilirdi? İşte Afyon. Partinin TBMM’de grup başkan vekilliğini yapmış bir insan. Buna güvenmeyeceksin, kime güveneceksin?”

Eleştiri ve özeleştirinin kişi ve kurumları geliştirdiğini, Çekmeköy, Tuzla ve Şile seçmenlerinden kendisinin de özür dilediğini ifade eden Çelik de eleştiri yapılırken iktidarın uygulamalarının gündeme getirilmemesini eleştirdi:

“8 kişiyi Kartal Adliyesi’ne çağırmışlar, yargı baskısı yapmışlar. İki kişiyi tutuklamışlar. Dört tanesini tehditle, teklifle, şantajla transfer etmişler. Buna yönelik tek bir cümle yazmamış. Dönmüş, ‘Bu adayları nasıl belirlediniz?’ diyor. Hele bir sen sorunun temel kaynağına yönelik iki cümle koy da ondan sonra ben senin eleştirini dinleyeyim.” googletag.cmd.push(function() { googletag.display('inline_ad'); });

“8 kişiyi Kartal Adliyesi’ne çağırmışlar, yargı baskısı yapmışlar. İki kişiyi tutuklamışlar. Dört tanesini tehditle, teklifle, şantajla transfer etmişler. Buna yönelik tek bir cümle yazmamış. Dönmüş, ‘Bu adayları nasıl belirlediniz?’ diyor. Hele bir sen sorunun temel kaynağına yönelik iki cümle koy da ondan sonra ben senin eleştirini dinleyeyim.”

Çelik, İstanbul’da 2024 seçimlerinden sonra başlayan operasyonların zaman içinde Anadolu’ya yayıldığını savunarak, İstanbul’un siyasi iktidar açısından özel bir önem taşıdığını söyledi.

“İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” anlayışının iktidarın yaklaşımını belirlediğini öne süren Çelik, Esenyurt’tan başlayarak Beykoz, Beşiktaş ve 19 Mart operasyonlarına uzanan sürecin ardından “Türkiye’de şu olmaz diyeceğimiz bir şey yok” noktasına geldiklerini ifade etti.

“30-40 milyonu tutup cezaevine tıkacak hâlleri yok”

Çelik, seçim kazanarak iktidar değiştirme ihtimalinin darbe alıp almadığı sorusunu “Bu durum seçmeni yılgınlığa sürüklememeli. Sandık günü milletin önüne geldiğinde, 86 milyonun, oy vermeyecek 30-40 milyonu tutup cezaevine tıkacak hâlleri yok” sözleriyle yanıtladı.

İstanbul’da güçlü bir seçim sonucu beklediğini söyleyen Çelik, 96 milletvekilinin seçildiği İstanbul’da YENİ Parti’nin 45-50 milletvekili çıkarabileceğini öne sürdü. 2019 İstanbul seçimlerini örnek gösteren Çelik, seçim sonuçlarının sonrasında da mücadele ettiklerini hatırlattı:

“Sandıktan bir oy farkla kazanalım, biz onlara asla bırakmayız bu işleri. Demokrasi diye bir şey var.”

“Sandıktan bir oy farkla kazanalım, biz onlara asla bırakmayız bu işleri. Demokrasi diye bir şey var.”

Seçim güvenliği için şimdiden kapsamlı hazırlık yaptıklarını belirten Çelik, “Bu pazar seçim olacakmış gibi hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi. Bütün sandıklarda görevli, okullarda avukat ve katlarda bilişim sorumluları bulunması için çalışma yürüttüklerini ifade etti.

“İmamoğlu’nun tutukluluğu siyasidir”

Çelik, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ekrem İmamoğlu’nun “siyasi tutuklu” olmadığı yönündeki açıklamasına da tepki gösterdi.

İddianamenin giriş bölümünün dahi İmamoğlu hakkındaki sürecin siyasi niteliğini ortaya koyduğunu savunan Çelik, İmamoğlu’nun siyasi hedeflerinin iddianamede yer almasını buna gerekçe gösterdi.

“Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak istediği için tutsak vaziyette. Muhalefete razı değiliz, biz iktidar olmalıyız dediği için tutsak vaziyette. İddianamenin giriş kısmını okuyan ortalama zekâya sahip her insan bunu anlar. Ekrem İmamoğlu’nun tutsaklığı siyasidir, nokta.”

“Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak istediği için tutsak vaziyette. Muhalefete razı değiliz, biz iktidar olmalıyız dediği için tutsak vaziyette. İddianamenin giriş kısmını okuyan ortalama zekâya sahip her insan bunu anlar. Ekrem İmamoğlu’nun tutsaklığı siyasidir, nokta.”

Çelik, İmamoğlu’nun İstanbul’da iktidar karşısında kazandığı seçimlerin de bu sürecin arka planında olduğunu savundu.

“YENİ Parti’de 150 bin üyeye yaklaştık”

YENİ Parti’nin örgütlenme çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Çelik, üyelik başvurularının 150 bin bandına yaklaştığını, ilk yıl için hedeflerinin ise 500 bin üye olduğunu açıkladı.

Partinin üyelik sisteminde yalnızca üye sayısını artırmaya değil, üyelerin siyasi çalışmalara nasıl katkı sunabileceklerini belirlemeye de önem verdiklerini söyleyen Çelik; seçim günü çalışmaları, dijital faaliyetler, saha çalışmaları, mahalle, ilçe ve il meclisleri gibi farklı katılım alanları oluşturduklarını anlattı.

İstanbul İl Başkanlığı binasının Vatan Caddesi üzerinde kurulacağını belirten Çelik, binanın tadilatının ardından yaklaşık 15 gün ile bir ay arasında açılışının yapılmasını beklediklerini söyledi.

Vatan Caddesi’ni seçmelerinin nedenini ise ulaşım kolaylığıyla açıklayan Çelik, binanın metro, metrobüs, Marmaray ve karayolu bağlantılarına yakınlığına dikkat çekti.

“Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülemez”

Türkiye’nin Kürt meselesi, Alevilerin sorunları ve farklı toplumsal kesimlerin taleplerinin çözümünün ancak demokratikleşme, adalet ve eşitlik temelinde mümkün olacağını........

© Medyascope