menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güncel siyasal durum ve sürecin mistifikasyonu

45 0
03.06.2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından sonra sanki muhalefete karşı yargı eliyle gerçekleştirilen “mutlak butlan” darbesinin her adımı Saray’da planlanmamış gibi “Ana muhalefet partisinin içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor” açıklamasını yaptı. Devamında ise Kürt sorunundaki sürecin bu siyasal durum ve gelişmelerle hiçbir ilgisi yokmuş gibi “Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir” demeyi de ihmal etmedi!

Erdoğan’ın; ‘sürecin’, Saray rejiminin iç ve dış politikadaki hedefleriyle ilişkisini görünmez kılmaya çalışması, sürece politika üstü adeta mistik/uhrevi anlamlar yüklemesinin anlaşılır nedenleri var. Çünkü sürecin diğer siyasal gelişmelerle ilişkisi belirsiz/görünmez hale getirilebildiği oranda bölgenin (Ortadoğu) yeniden dizayn edilmesi mücadelesi bağlamında yayılmacı emellerin dayanağı haline getirilmesi ve öte yandan iç politikada muhalefeti bölüp meşruiyet krizine sokmak ve muhalif toplum kesimlerini de moralsizliğe, umutsuzluğa sürüklemek o kadar kolaylaşmaktadır. Dolayısıyla sürecin kendi maddi-siyasal temelleri ve dinamiklerinden kopartılıp mistifikasyonu; siyaset üstü, adeta gizemli ve özellikle “bin yıllık İslam kardeşliğinde” ifadesini bulan uhrevi bir olguymuş gibi ele alınması, Saray rejimi için oldukça kullanışlı bir söylem ve politika olarak öne çıkmaktadır.

Burada asıl tartışılması gereken parti yönetimi ya da İmralı heyeti tarafından yapılan kimi açıklamalar üzerinden DEM Parti’nin de bu mistifikasyona alan açan bir tutum ortaya........

© Evrensel