menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Münih Konferansı ve Türkiye…

46 0
06.03.2026

1963 yılında başlayan, 2008 yılından itibaren “Münih Güvenlik Konferansı” adını alan ve bu yıl 62’ncisi 13-15 Şubat 2026’da yapılan konferansın amacı; dünyanın farklı yerlerinden dünya liderlerini, politika yapıcıları, hükümet yetkililerini ve diplomatları, askeri liderleri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini ve medya mensuplarını bir araya getirerek güvenlik ve dış politika alanında bir uzlaşı ortamının hazırlanmasına imkân sağlamak olarak kabul edilmiştir.

Konferans karar alıcı nitelikte olmayıp, mevcut krizlerin çatışma ortamına taşınmadan çözümlenerek istikrarın korunmasına, bozulmuşsa yeniden tesis edilebilmesi için öneriler oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapmayı, bu amaçla konferans öncesinde durum tespitine yardımcı olmak için bir ön rapor, konferanstaki çalışmalar sonrasında da konferans raporunun hazırlanmasını esas almıştır.

Başlangıçta Sovyet tehdidine karşı alınacak önlemlere ilişkin öneriler üzerinde çalışan bu organizasyon faaliyetlerini, Sovyetlerin dağılmasını müteakip, yeniden şekillenen tehditlere yöneltmiştir.

Konferans raporundan da anlaşılacağı üzere faaliyetler artık, dünyanın çok kutuplu bir döneme girmesiyle ve özellikle ABD Başkanı Trump’ın kendine has politika uygulamalarıyla oluşan belirsizliklere, güç kaymalarına ve Avrupa’nın güvenlik kaygılarının giderilmesi için çareler bulunmasına yönelik çalışmalara evrilmiştir. Rapordan çıkarılan en ilgi çeken tespit de “ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland ve Panama’da ABD için toprak satın alma ve Gazze Şeridi’ni “devralma” ve burada yaşayan Filistinlileri zorla yerinden etme planları olup, bu yaklaşımlarıyla ABD’nin artık “bir istikrar çıpası değil, aksine korunulması gereken bir risk” olarak algılanması olmuştur.

Bu yıl konferansa, NATO, AB ve G7 ülkelerinin büyük bölümünü de kapsayan 60’tan fazla devlet ve hükümet başkanı ile 100’e yakın dışişleri ve savunma bakanı katılmıştır. Konferansta dikkat çeken sunumlardan ve sonuçlardan birkaçı aşağıdadır.

ABD Dışişleri Bakanı, ABD’yle Avrupa arasında yaşanan görüş ayrılığına rağmen Avrupa’ya işbirliği çağrında bulunmuş ve Avrupa’yı güçlü görmek istediklerini söylemiş, ancak “zayıf ortaklar” istemediklerinin üzerinde durmuş, birkaç yıldır üzerinde durdukları politikaları olan, Avrupa’nın kendi........

© Yeniçağ