We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kutadgu Bilig'de Tuz-Ekmek Meselesine Dair

11 0 0
27.04.2022

Kutadgu Bilig bilgimizi bilgeliğe taşıyan bir karakter ve şahsiyet şaheserimizdir. Kutluluk bilgisini anlatan bir ata mirasımız. Bu eser ne yazık ki çokları gibi Türklerin hala kendisinden bigâne olarak çevresinde gezindiği hazinelerinden biridir. Kendiliğimizin neliğinden habersiz avare dolaştığımız tarih dehlizinde nicedir yolumuzu kaybedip, fikir istiklalinden mahrum kaldığımızdan kendimizi bize anlatan bu eserleri İrlanda tarih müzesini gezer gibi bilinçsiz ve uyuyan bir akılla dolaşıp duruyoruz. Kendilik felsefemizin, özümüzün yolunu gösteren Yusuf atamın bize bıraktığı bu hazineyi klişe övgüler ötesinde anlayıp hayata çağırmaya çalışan var mıdır?

Kutadgu Bilig’de pek çok bahis bizi şahsiyetimizin kavramlarına götürmektedir. İşte bunlardan biri de Türk töresinin önemli bir unsuru/sembolü/telakkisi olan tuz-ekmek meselesidir. Karacaoğlan’ın Yeni geldi Arap atın sökünü Seyir eyle sağa sola bükeni Helal edin tuz ekmeğin hakkını varamıyorum beni burada eyler var dediği mısraları yanında Pir Sultan Abdal’ın Bir kardaşa meyil verip Tuz ile ekmeğin yiyip Azıcık noksanın görüp Tez başına kakma gönül mısralarında anlattığı tuz-ekmek meselesi kültürümüzde Türkistanlıların bir değeri olarak tezahür eder: Tuzdan büyük olma büyüklenme, şeklinde Türkmenlerde, Eğer yalan söylüyorsam beni tuz ursun şekliden Kırgızlarda, Yemeğin tadı tuzdadır, dünyanın tadı gözde şekliyle Azerbaycan Türklerinde ifadesini bulan tuz-ekmek meselesi Türkiye’nin dil yolbaşcısı Yunus Emre’de Şükür bu deme geldik dostları burda bulduk Tuz-ekmek bile yedik aşk demin oynar iken mısralarında kendisini gösteren bu derin telakkinin tezahürlerini Kutadgu Bilig’de de buluyoruz.

Kutadgu Bilig’de tuz-ekmek meselesinin ima ettiği kavramlardan birisi cömertlik ve cömert insan şahsiyetidir: Gözü tok, başkaları üzerinde tuz-ekmek hakkı olan, cömertlerin namlısı ne der, dinle. Malını insanlara dağıt, yedir ve içir; mal seni kullanacağına, sen onu kullan. (Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig, Haz. Reşit Rahmeti Arat, Ankara, 1998, s. 96). Telakkinin kendisi yanında tuz-ekmek hakkı tabiri de burada ortaya çıkmaktadır. Malın bir şahsiyet, erdem metaına dönüşerek insanı sekülerleştirmeden, insanlığını yitirmeden var olmasını sağlayan bir mana içinden bize konuşan bu dünyadan ne kadar haberdarız? Bu bakımdan bir toplum kavramı olarak tuz-ekmek Tuzu, ekmeği bol tut, başkalarına ikram et; bir kimsenin aybını görürsen, açma, üstünü ört. s. 105 şeklinde ifadesiyle bireylerin şahsiyetinde bir ikram kültürü olarak yerini alırken devamında ayıp görmemekle birlikte anılmasının manidar olduğunu düşünüyoruz. Veren el bizim olmadığız gibi ayıp görmeyen gönülde bilgelerindir. Ayıp görmemeyi âlicenaplık sanarak diğerine atıfet taslamanın çirkinlik olduğunu bildiren kültürümüzün bu derinliğini bilmeden örtülenin ne olduğunu anlamak kabil olamayacaktır. Aynı zeminde Cömert ve alçak gönüllü ol, tuz-ekmek yedir; başkalarının aybını görme, ört ve yok farzet s.436, denilerek başka bir yerde de aynı hususa dikkat çekilir. Tuz-ekmek, cömert ve alçak gönüllü olmak manasıyla birlikte zikredilmektedir. Tarihin bize öğreteceği gerçek namına bir şey varsa bundan başkası olamaz herhalde!

Kutadgu Bilig tuz-ekmek meselesini devlet, toplum ve fert bazlı farklı çerçevelerde ortaya koyar. İşte bu meyanda tuz-ekmek hakkının ordu ve askerlere dair kısmında anlatılan şekli birkaç manayı birden........

© Yeni Söz


Get it on Google Play