menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hakikati görmede benzer yollar, farklı menziller

38 0
06.10.2026

Hakikati görmede benzer yollar, farklı menziller

Bu sebeple ona göre çizgi, renk ve düzlem artık bir ağacı, evi veya insanı “göstermek” zorunda değildir. Dikey ile yatay, karşıtlık ile denge, renk ile renksizlik, belirlenmiş olan ile belirlenmemiş olan arasındaki ilişki bizzat resmin konusu hâline gelir. Nitekim Mondrian’ın üçlü konuşmada da yatay/dikey karşıtlık, temel plastik ilişkilerden biri olarak şu şekilde vurgulanmıştır.

Fakat onun şu inceliğini de gözden kaçırmamak gerekir: Bunlar Mondrian’da birbirinden tamamen kopuk üç insan tipi ya da bakışı gibi değil, görmenin tedricî arınması gibidir. Buna göre sanatsever nesneyi; natüralist ressam nesnenin görünüşünü; soyut-gerçekçi ressam ise görünüşü mümkün kılan ilişkiyi görür.

Bu nedenle Mondrian’ın nihai meselesi “figüratif resim mi, soyut resim mi?” tartışmasından daha derindir. Mesele, gerçekliğin nerede bulunduğudur.

Natüralist ressam için gerçeklik büyük ölçüde görünen tabiattadır. Soyut-gerçekçi ressam içinse görünen tabiat gerçekliğin yalnızca belirli, bireyselleşmiş ve değişken tezahürüdür. Sanatın görevi bu görünüşü kopyalamak değil, onda bulunan değişmez ilişkiyi görünür kılmaktır.

Burada Mondrian’ın “soyut” ile “gerçek”i neden birleştirdiği anlaşılır: “Soyut, belirlenim kazanmış içsellik ya da en süt düzeyde ruhsallaşmış dışsallık” olduğundan soyutlama da........

© Yeni Şafak