menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Görünmez itaatin mimarisi - Beşinci Şua-Beşinci Mesele: Küçük tanrılar çağı-2

22 0
21.09.2026

Mevcut dünya sistemi tek bir dehşetli figür üretmek yerine; birbiriyle rekabet eden ama aynı mantığı paylaşan bir “küçük tanrılar panteonu” kurmuştur. Bunların her biri kendi etki alanında mutlak egemenlik iddiasındadır. Çalışanlarını, kullanıcılarını ve tüketicilerini o egemenliğe tabi kılacak kurumsal ve psikolojik mekanizmalar geliştirirler.

Günümüz teknoloji vizyonerlerine bakalım: Elon Musk insanlığı Mars’a taşıyıp türümüzü adeta yeniden var etmeyi vaat etmektedir. Jeff Bezos ve Jeff Vance gibi figürler insan zihnini dijital ortama aktararak ölümü yenme hayalleri kurmaktadır. Mark Zuckerberg bütün insanî bağları, dostlukları ve toplumsal ilişkileri kendi kurguladığı sanal bir evrende örgütleme peşindedir. OpenAI gibi yapay zekâ sistemleri ise bu teknolojinin sunduğu bilgeliği bir tür ölümsüzlük ve mutlak bilgi vadisi olarak takdim etmektedir. Gelecekbilimdeki “teknolojik tekillik” yani yapay zekânın insan zekâsını aştığı ve kendi kendini katlanarak (geometrik olarak) geliştirmeye başladığı hipotezi, seküler bir kıyamet teolojisine dönüşmüştür.

Bu figürlerin hiçbiri açıkça ilahlık iddiasında bulunmaz; ancak yalnız ilahî sıfatlara atfedilen niteliklerden olan sınırsız bilgi, ölümü yönetme, rızık verme ve kaderi belirleme yetkisini elde edebilmek uğruna kurumsal projeler üretmektedirler. Kitleler de bu projelere ve temsilcilerine ubûdiyetkârâne bir bağlılık geliştirmek için oldukça istekli görünmektedir.

Nursî’nin metninde özellikle vurgulanan bir diğer ifade şudur: “Başlarını rükûa getirirler.” Rükû, bedensel dilde büyüklük karşısında derin bir eğiliştir. Mevcut dünya sisteminde bu rükû fizikî bir eğilme değildir; bireyin zamanını, dikkatini, enerjisini, emeğini ve nihayetinde kimliğini kurumsal bir yapıya teslim........

© Yeni Asya