menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cezaevine gelen meçhul mektup

6 0
previous day

Bediüzzaman ve talebeleri tutuklandıklarında evlerine yapılan baskın sonucunda tüm risalelerine savcılık el koymuştu. Risaleler Denizli Ağır Ceza Başkâtibi Muharrem Bey’e yed-i emin olarak verilmişti. Muharrem Bey gönül ehli, helal-haramı, hak-hukuku ve adaleti içine sindiren biri idi. Muharrem Bey Denizli’de Melami Şeyhi Hasan Feyzi Yüreğil’e gönül bağı ile bağlıydı. Muharrem Bey Bediüzzaman’ın yargılaması başlayınca Denizli halkından büyük bir teveccüh olduğunu görünce risaleleri merak etmeye başladı. Hemen tüm risaleleri okudu ve çok etkilendi. 

Muharrem Bey, şeyhi Hasan Yüreğil’e risalelerden söz edince risaleleri okumak istediğini söyledi. Muharrem Bey el altında risaleleri şeyhine götürdü. Böylece Hasan Feyzi Bediüzzaman’ın mahrem ve gayrimahrem yediemindeki bütün risaleleri kısa sürede okumuş oldu. Bu derin okumadan sonra risaleler ve Bediüzzaman hakkında geniş ve derinlemesine bilgi sahibi oldu.

Hasan Feyzi Yüreğil risaleleri okuduktan sonra büyük bir heyecana kapılarak, Bediüzzaman’a duygularını anlatan bir mektup yazdı. Mektubu ambalaj kâğıdı şeklinde Arapça olarak yazdı. Muharrem Bey mektubu nur talebelerden âlim Seyyid Şefik efendiye verdi.

Mektup: “esselamün aleyküm ya müdriken lizalikelzaman” ibaresiyle başlıyordu. Mektubun altına Hasan Feyzi Yüreğil diye imzasını atmıştı. Cezaevindeki özellikle İnebolulu Nur talebeleri bu ismi hiç duymadıklarını söylediler. Mektupta sevgi, saygı ve temenniler vardı. Talebeler mektubu birkaç defa daha okuyunca Bediüzzaman’a yazıldığına kanaat getirdiler. Sonunda mektubu Bediüzzaman’a gönderdiler. O mektuptan sonra hapishanedeki nur talebeleri Hasan Feyzi Yüreğil’i isim olarak ilk defa tanımış oldular.

Bediüzzaman 9 aylık hapis süresince 12 defa mahkemeye çıkmıştı. Hasan Feyzi mahkeme günlerini fırsat bilerek........

© Yeni Asya