|
Seydîxan BozkırBianet |
Bugün iktidarın Türkiye’ye yaşattığı şey basit bir enflasyon veya döviz krizi değil. Bu, tüm değerlerin yıkımıdır. Ülke bir...
Öcalan’ın 2026 Newroz metni, isyandan inşaya geçen hareketinin felsefi zeminine demir atıyor.
Spinoza, moderniteyi kendi içinden eleştiren 17. yüzyılın “yaban kuraldışılığı” iken; Öcalan, istisnai bozan 21. yüzyılın Ortadoğu...
Koruculuğu, köy yakılmalarını, köydeki savaş dehşetini ve ölümleri deneyimlemiş biri olarak Emin Alper’in çizdiği dünyaya girmem zor.
İnsanlık, neden zincirlerini kırmak yerine onlara daha sıkı sarılıyordu?
“Taliban ile protokol dairesi arasındaki farkı biliyor musunuz?” diye sordu, mısır taneleri ve tuz yere dökülürken beklentiyle bana...
Küresel düzen çatlamıyor, çöküyor. Kuralların yerini güçlünün hukuku alırken, dünya ‘orman kanunları’ çağına sürükleniyor.
Anlaşılıyor ki devlet katında barış için masalar değil de engel envanter müdürlükleri oluşmuş. Barış bir irade beyanıdır, haritada...
Kojin Karatani ve Öcalan, farklı coğrafyaların ve farklı teorik geleneklerin içinden gelseler de aynı “Hâkikat Rejimi”ne işaret ediyorlar.
Marduk ve onun düzenine inat Rojava kozmosundan yana olmaya devam edeceğiz. Bu tercih, bugün sadece politik bir tercih değil, bir varlık ve onur...
Kürtlerin İsrail ile anlaştığı tezi işletildi, hamaset üretildi. Oysa varılan noktada İsrail-Türkiye-Suriye anlaştı. İsrail, Kürtlerin...
Karl Marx’ın o meşhur sözü hem Mississippi’deki ırkçılığı hem de Halep’teki kırım pratiğini tek bir cümlede özetler: "Sermaye...
Otoriter rejimlerin korkuyu nasıl kurumsallaştırdığını ve küresel çatışmaların neden kaçınılmaz olduğunu anlamak için Makyavel,...
"Bu yazıda Prens figürü etrafında, üç farklı kaynak üzerinden bir tartışma yürüteceğim. Makyavel’in Prens’i, Gramsci’nin Modern...
Makyavel için siyasal başarı, bireysel yetenek ve cesaret (virtù) ile kontrol edilemeyen talih (fortuna) arasındaki savaşa bağlıdır.
Ortadoğu’da yeni düzen tartışmaları gırla devam ediyorken, Türkiye’de süreç tartışmaları sürerken Makyavel adını daha fazla duymamız bir tesadüf mü?