menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

24 Nisan yaklaşırken…

12 0
07.04.2026

Uluslararası İlişkiler uzmanı, ekonomist, gazeteci, siyasetçi Uluç Gürkan, 1915 olaylarının yıldönümü yaklaşırken “Ermeni Sorununu anlamak, Malta Yargılamaları” başlıklı bir kitapçık hazırlayarak Amerikan Kongresi ve Senatosunun üyelerine gönderdi. (*)

Ermenilerin 1915-16 yıllarında Osmanlı hükümeti tarafından “zorunlu tehcir”e tabi tutuluşunun tarihin en tartışmalı konuları arasında yer aldığını, kimilerinin “soykırım” diye nitelendirdiği olayların kimileri tarafından reddedildiğini savunan Uluç Gürkan, imparatorluğun Ermeni halkında çok büyük bir travmaya yol açtığını, büyük acıların yaşandığını, pek çok masum insanın ölümüne yol açan bu trajedinin reddedilemeyeceğini kaydetti.

Ancak, Ermeni lobilerinin “Osmanlı’nın Ermeni halkının yok edilişini kasıtlı olarak hedeflediğini, BM’de yıllar sonra tanımlanmış olsa da 1915-16 olaylarının soykırım suçunun ilk örneği sayılacağını savunduklarını” kitapçıkta anlatan Gürkan, Ermeni halkını zorunlu tehcire tabi tutan geçici kararnamenin aynı çevrelerce “Ermenileri imha politikasının ön adımı” olarak kabul edildiğini düşünüyor. 

Gürkan “soykırım iddiasının gerçeği yansıtmadığı” ana fikrini çok sayıda örnekler, kanıtlar sunarak savunduğu kitapçıkta  Malta Yargılamalarını da konu ederek, özetle şu görüşlere yer veriyor:

Savaşta yaşanan trajedi:

Aralarında Bernard Lewis, Gunther Lewy, Norman Stone, Edward J. Ericsson gibi saygın tarihçiler hatta Ermeni devletinin ilk başbakanı olan Hovhannes Katchaznouni’nin de yer aldığı pek çok isim, bu uygulamanın (zorunlu tehcir) savaş şartlarında alındığını savunur. 1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı pek çok dış tehditle karşılaşmış, Ermeni çeteler Rus güçlerle birleşerek Osmanlı’ya karşı silahlı şiddet kullanmıştır. Profesör Ericcson’a göre Osmanlı, tehcir kararını bir öz savunma amacıyla almıştır Profesör Lewis, “Osmanlı arşivleri incelendiğinde, sayısız insanın (Ermeni) zarar gördüğü uygulama, Ermenilerin kitlesel imhası için değil, tehcir edilmesi amacıyla başlatılmıştır. Bu olayların Yahudi soykırımı ile karşılaştırılamayacağı, silahlı Ermenilerin kalkıştıkları isyanlar nedeniyle iki olayın birbirinden tamamen farklı olduğunu” savunmuştur.

Soykırım suçunun tanımı:

1948 yılında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile soykırım suçu, “somut ön koşulların varlığına” dayandırılmış  “kasıtlı........

© T24