Dön kafa dön; öyle güzel dön ki…
Türk siyasi tarihinde “dönek” sıfatı ilk kez gazeteci Çetin Altan için kullanıldı. 70’lerde entelektüel birikimi ve güçlü hitabetiyle sol politikaların en kıymetli kanaat önderlerinden biri olan Çetin Altan 80 sonrası aynı becerilerini Turgut Özal’ın liberal politikalarını pazarlamak için kullanmaya başlayınca dönek sıfatıyla anılmaya başlandı. Ona bu sıfatı layık gören Uğur Mumcu’ydu. Ayrıca Aziz Nesin de ondan yazılarında “Vantilatör Çetin” olarak bahsetmeye başlamıştı.
2000’lerde liberal birçok gazeteci ve aydın ılımlı İslam modelinin lideri olarak gördükleri Tayyip Erdoğan’ı ve AKP politikalarını her açıdan desteklediler. Ancak 2010 sonrası AKP politikalarının yön değiştirmesi ve devletin hızla otoriteleşmesiyle birlikte birbirlerini suçlamaya ve Erdoğan’ın kendilerini aldattığını öne sürerek bir zamanlar yerdikleri cumhuriyet rejimine ve laikliğe sahip çıkmaya başladılar.
Doğu Perinçek, 70’lerde Maocu bir devrimci iken antiemparyalist duruşunu hep korumakla birlikte zamanın ruhunu koklaya koklaya ulusalcılığın dozunu ırkçılığa kadar çıkararak nihayetinde AKP politikalarıyla uzlaşan bir hale geldi.
Bu ülke 70’lerin “Karaoğlan” lakaplı Halkçı Bülent Ecevit’inin bile zamanla soldan merkeze kaydığını, halkçı söylemden devletçi söyleme geçtiğini, özgürlükçü çizgiden güvenlikçi çizgiye yöneldiğini gördü. 70’lerin başında sendikacılara, köylülere, işçi hareketine, solcu gruplara, gençlere umut veren Ecevit 90’ların sonuna gelindiğinde artık milliyetçi devlet refleksleriyle davranan, neoliberal ekonomik reçetelerden medet uman, küresel sermayenin programını........
