menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünyayı Susam Sokağı çocukları kurtaracak

12 0
01.02.2026

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

01 Şubat 2026

Susam Sokağı

Kızım Yarın 5 buçuk yaşında. Geceleri uyuturken ona kitap okuyoruz. Gündüz de 2 saate kadar YouTube veya Netflix’in çocuklara özel alanlarında çizgi film izliyor. Okuduğu masal kitaplarında, izlediği çizgi filmlerde şiddete, kötülüğe yer yok. Kötülüğün ne olduğunu biliyor. Es kaza böyle bir içeriğe denk gelse hemen tepki gösteriyor, üzülüyor, o kitaba veya o filme devam etmeyi reddediyor.

Bilirsiniz, iyi bir hikâyede gerilim ânı olmazsa olmaz. En masum çocuk masallarında bile bir noktada bir kötü ortaya çıkar, yapacağını yapar, sonra iyiler onu yener ve her şey tatlıya bağlanır. Yarın’ın o kötü karakterlere ve yapacaklarına tahammülü olmadığı için şimdilik kısa çizgi filmler izliyor. Zira uzun metrajlılarda mutlaka bir gerilim ânı oluyor.

Geçenlerde bir ilki deneyimledi. Bir süredir YouTube’da kesitlerini gördüğü ve şarkılarını severek izlediği Jungle Book’un tamamını izlemeyi teklif ettim, kabul etti. Rudyard Kipling’in romanından Walt Disney’in uyarladığı versiyon -ben de onunla büyüdüm-. Kucağıma oturdu ve birlikte izlemeye koyulduk. Hikayedeki kötü karakter kaplan Shere Khan’ı gördüğü anda, müziğin de tedirginlik belirtmesiyle birlikte kapatmamı istedi. Kapattım, ara verdik.

Bir süre sonra devamını merak etti. Kaplanlı kısmı atlamamı söyledi. Kaplanın hikâyenin devamında tekrar ortaya çıkacağını ve onun olduğu sahneleri izlemezsek hikâyenin bazı kısımlarını kaçıracağımızı anlattım. İkna oldu. Kaplanlı kısmı da izledik. İzlerken ona karşı çekincesi yavaş yavaş ortadan kalktı. Sonuna kadar kesintisiz izledik çizgi filmi.

Sona doğru kaplan Shere Khan, iyi karakter ayı Baloo’yla ölümüne dövüşüyor. Esas oğlan Mowgli, kaplanın kuyruğuna yanan bir dal parçası bağlıyor. Kaplanın korktuğu tek şey ateşmiş. Panik halinde kuyruğunda yanan dalla sahneden uzaklaşıyor. Sonra her şey tatlıya bağlanıyor.

Yarın’ın yaşındayken ben bu çizgi filmi izlediğimde tepkim zamanımın her çocuğu gibi olmuştu: oh olsun, kötü gününü gördü! Ölür inşallah! Yaşasın, iyiler kurtuldu!

Yarın’ın tepkisi farklı oldu. Film bittiğinde önce nötr kaldı, filmin sonunun yarattığı tatlı hisse kendini kaptırmış gibiydi. Ekranın başından kalkarken onu öptüm ve dedim ki “Seninle gurur duyuyorum! İlk kez uzun bir çizgi film izledin, üstelik kaplanı bile izledin!” Bunun üzerine kıyamet koptu! Çığlıklar ve gözyaşları içinde “kaplanın da kurtulduğunu görmek istiyorum!” dedi. Hikayelerde bazen bazı şeylerin okuyanın, izleyenin hayal gücüne bırakıldığını anlattım. Kaplanın son görüldüğü sahneden sonra koşup kuyruğunu bir göle daldırdığını, ateş sönünce rahatladığını hayal edebiliriz, dedim. İkna olmadı! Israrla, kendini yerlere atarak kaplanın kurtuluşunu görme ültimatomunu yineledi!

Kaplanın göle kuyruğunu daldırarak kurtulma sahnesini yapay zekaya tarif ettim, kısa bir video yapmasını istedim; telif yasaları uyarınca Walt Disney’in karakterini kullanamayacağını belirtti. X bir kaplan........

© T24