menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eski sözlerle yürünen yeni yollar

20 0
06.05.2025

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

06 Mayıs 2025

İçine doğduğum kültürden yola çıkarak, geçmiş bugüne nasıl seslenmiş biraz anlatmaya çalışacağım. Bu evrende bir damlayız, bir olur okyanusa akarız. Duyduklarımdan bildiklerim, öğrendiklerim varsa aktarmazsam, paylaşmazsam ve benimle toprağa gelirse ne anladık yaşamaktan? Ne demiş Sümerler: Biliyorsun, neden öğretmiyorsun?

Bu satırlar sanki kendiliğinden yazılıyor gibi, parmaklarımın beyni kalbim ve kalbim parmaklarımdan kelimeler aracılığıyla akıyor adeta. 1900’lerin son çeyreğinde alevi bir aileye doğdum. Ve bu kültürden çok şey öğrendim. Sazıyla, sözüyle, saygısı ve sevgisiyle… Öğrenmeye de aynı heves ve heyecanla devam ediyorum. Ömrüm el verdiğince de böyle devam etmek isterim. Sonsuz bilginin, öğretinin, öğüdün, güzelliğin içinden bir nebze payıma düşen bir şey varsa almak, sindirmek, bilmek, anlatabilmek işte tüm bunları yapabiliyorsam ne güzel, ne mutlu bana.

Çocukluğumda evimizdeki iki gözlü teypte Abdullah Papur, Davut Sulari, Deste Günaydın, Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Âşık Veysel, Âşık Ali Metin, Zaralı Halil, Çekiç Ali, Belkıs Akkale, Ali Ekber Çiçek, Âşık Mahzuni Şerif ve Murat Çobanoğlu çalardı… Daha daha niceleri…

Dedem Murat Çobanoğlu’nu çok severdi. Onlara gittiğimde TRT’de Murat Çobanoğlu’na denk gelirdim. Tabii daha sonra öğrendim ki Davut Sulari ile atışmaları varmış. İnanılmaz. Atışmalar beni hep hayran bırakmıştır kendine. Belli bir saygı ve zekâ seviyesinde yapılan gönül işleri. İçine sazın sesini, kalbin nefesini katıyorlar. Oturdukları yerden insanların gönlüne ipotek koyuyorlar. Şimdi nerede böyle şeyler.

Seneler önce öğrendim ki çok sevdiğim ‘Ak Meleğim’ eserinin sahibi Aşık Ali Metin, meğer dedemin ahbabıymış ve dedemin odun kömür sattığı, emlak işleri yaptığı ofisine gelirmiş muhabbete. Annem de o zaman yeni gelin. Çay, ayran, yemek ve tatlı ikram edermiş onlara. Devamı olmayan, zor hatırlanan anılar. Ben merak edip, sorup, hafızamda tutmaya çalışıyorum. Çünkü söz uçar yazı kalır. Tabii ben bunlarla büyüdüm dedim ama ne anlattıklarını anlamıyordum, körpeyim o zaman. Ama akıl gelişip fikirler oluşmaya başlayınca kulak vererek dinlemeye başladım. Duymadım, dinledim. Ve baktım ki bu insanlar deyişlerle felsefe yapıyor. Öğütler var, derdi taşımak var, başkasının derdiyle dertlenmek var, insan var, Hak var, doğa, acı ve sevda var. Cümleler hem tasavvufi hem divan anlamlı. Zamanla, çok büyük bir zenginliği duyduğumu dinlediğimi ve bunların neredeyse bozulmadan sonraki nesillere aktarılmasının ne kıymetli olacağını düşmüştüm. Neden bunu söyledim! Çünkü şimdi bile eski sözlerle yeni yolları yürüyoruz. Neresinden başlasam bilmiyorum çünkü, öyle nadide öyle biricikler ki.

Mesela, Dadaloğlu’na baktığımda; mensup olduğu Avşar boyunun göçebelikten vazgeçmesi için çeşitli yerlere iskân edilmesi, bu boyun devlete karşı tavır almasına sebep olmuş. Dadaloğlu, Avşarlar’ın sözcüsü gibiymiş ve iskân olayına da karşı çıkmış, zaten bunları şiirlerinde de dile getirmiş. Bazı çevreler onun için isyancı, devlete başkaldıran biri dese de yaptığı şey hayatına ve topluluğuna sahip çıkmaktı. Şöyle söylüyor:

"Ferman padişahın, dağlar bizimdir
Hakkımızı yedirmeyiz zalime
Kılıcı çekenin, arpası eksik
Vururuz feriştahın da velisine”

Yani, zulüm ve fenalık karşısında halkın direnme hakkını ve özgürlüğünü savunmuş. Devletin emirine değil, hakka yaslanmış, dizelerinde de anlaşıldığı gibi. Zaten günümüz Türkiye’sine bakarsak hâlâ geçerli olduğunu görmek zor değil. Düşünüyorum da, Dadaloğlu bu günleri görseydi nasıl anlatır neler yazardı!

Mesela, 1860-1915 arasında yaşayan Erzurumlu, Âşık Sümmani şöyle diyor:

"Tersine mi döndü devrân biz için
Firkatli mâtemli zamâna kaldık
Bundan böyle âh u figân biz için
Hâinler elinden amâna kaldık”

Yani; “Tersine mi döndü devran biz için, zaman artık eski zaman değil, ne yana baksam harab olmuş tüm yollar bozulmuş, gerçek fedakârlığı bilen var mı, yaralı sinemiz vatan derdinden”........

© T24