menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Husilerin Suudi Arabistan’a Yönelik Saldırılarıyla Mekke Savunma İttifakı mı Sınanıyor?

17 0
16.09.2026

Yemen Husi Ensarullah Hareketi’nin Eylül ayı başından itibaren Suudi Arabistan topraklarına saldırılar düzenlemesini, kontrol alanını Kızıldeniz kıyılarını ve Babülmendep Boğazı'nı kontrol edecek şekilde genişletmesini değerlendiren bazı çevreler, bunların Suudi Arabistan’ın kurucularından olduğu Mekke Savunma İttifakı’nı sınamak için İran hesabına gerçekleştirilen eylemler olduğunu iddia etmektedir.

Bu yazımızda; Yemen’de uzun yıllar devam eden iç çatışmaların sebepleri, Husilerin merkezinde olduğu son gelişmeler ile bunların Mekke Savunma İttifakı ile bağlantısı değerlendirilecektir.

Öncelikle, Husilerin Suudi Arabistan’a ve Yemen’de desteklediği meşru hükumet güçlerine karşı yürüttüğü savaşı Sünniler ve Şiiler arası bir çatışma olarak tanımlamanın büyük bir yanılgı ve kolaycılık olduğunu vurgulamak gereklidir. 1918-1962 yılları arasında Zeydi imamların kendi mezhep fıkhına göre ülkeyi yönettiği Yemen Mütevekkilî Krallığı’nın Arap milliyetçisi-laik subaylar tarafından devrilmesi ve taraftarlarına yapılan baskı ve dışlamalar Husi muhalif hareketini doğuran ana sebep olmuştur. Süreç içerisinde silahlı yapıya dönüşen bu hareket sadece Zeydilerin desteklediği mezhebe dayalı homojen bir yapı olmamış; mezhepsel aidiyetten ziyade bölgesel çıkarlar, kabile dinamikleri ve sosyoekonomik şartlara göre sahada kurduğu ittifaklarla büyümüştür.

Yemen’in Problemi: Güney-Kuzey Ayrımı

536.869 kilometrekare yüz ölçümüne sahip Yemen’in güncel nüfusu yaklaşık 43 milyon olarak tahmin edilmektedir. Ülke nüfusunun tamamına yakını Sami/Arap kökenli ve Müslüman olup e-70’i Sünni (Şafi mezhebi), 0-35’i ise Şii Zeydi’dir.

Ülke, tarihi olarak kuzey ve güney olmak üzere iki bölgeye ayrılmıştır. Kuzey Yemen, Güney Yemen'den yüz ölçümü olarak daha küçük olmasına rağmen ülke nüfusunun …'inden fazlası (35-37 milyon) bu bölgede, -15 civarı (5-6 milyon) ise güneyde yaşamaktadır. Kuzey Yemen halkının U’i Sünni (Şafi), E'i ise Zeydi (Şii) Müslümanlardan oluşur.

Aynı etnik yapıya sahip olmakla birlikte Kuzey ve Güney Yemenliler arasında tarihi, sosyolojik, kabilevi ve mezhebi açılardan belirgin toplumsal ve kültürel farklılıklar mevcuttur. Bugünkü ayrışma ve çatışmaların temelinde esasen bu farklılıklar yatmaktadır. Toplumun bu ikili yapısı gereğince anlaşılmadan, sadece güncel gelişmeler üzerinden Yemen hakkında değerlendirmeler yapılması bizi doğru bir sonuca götürmeyecektir.

Güney Yemen: Hint Okyanusu'na ve ticaret yollarına açık bir kıyı şeridine sahiptir. Hint, Basra Körfezi ve Doğu Afrika ile süregelen ticareti sebebiyle güneyde yaşayan halk, daha kozmopolit ve tüccar bir kimlik kazanmıştır. Bölge 1839'da İngiliz işgali altına girmiş; 1967’de İngilizler çekildikten sonra da 1970 yılında SSCB kontrolünde Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. Marksist rejimin feodal kabile yapılarını sistemli olarak tasfiye etmesi ve kabilelerin siyasi gücünü kırmasının bir sonucu olarak güneyde (özellikle Aden gibi liman kentlerinde) kentli, seküler ve bürokratik bir toplum yapısı ortaya çıkmıştır.

Kuzey Yemen: Güneydeki denizci, ticarete açık ve kozmopolit toplum yapısının aksine, tarih boyunca dağlık coğrafyasında çok katı, silahlı ve hiyerarşik kabile konfederasyonlarına bağlı, aşiret kararlarının şahıslar üzerinde belirleyici olduğu bir toplum yapısı şekillenmiştir. Yüzyıllarca dışa kapalı kaldığı için bölge halkı daha homojen bir Arap/Zeydi kimliğini korumuştur.

Kuzeydeki kabileler yüzyıllardır iki rakip kabile konfederasyonu olan Bakil Konfederasyonu ve Haşid Konfederasyonu tarafından yönetilmektedir. Köken olarak her iki grup da Zeydi olmakla birlikte Haşid kabileleri 1970'lerden itibaren Suudi etkisiyle Sünnileşerek Müslüman Kardeşler (İslahat Partisi) ve Selefi grupların kalesi haline gelmiştir. Bakil kabileleri ise Suudi etkisine ve Sana'daki merkezi devletin Sünni-Selefi açılımlarına karşı Zeydi kimliklerine sıkı sarılmış, Saada merkezli Husi hareketi (Ensarullah) tepki olarak buradan çıkmıştır. Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih ve Yemen siyasetini yıllarca yöneten elit el-Ahmar ailesi Haşid kabilesine mensuptur.

Ülke kaynaklarının dağılımı bakımından da Kuzey-Güney ayrımı dikkat çekmektedir. Yemen'in yeraltı zenginliklerinin (petrol ve doğal gaz) €'inden fazlası güney bölgesinde yer alır; bu bölge uluslararası ticarette önem taşıyan kritik ihracat limanlarına ve tesislerine sahiptir. Kuzey Yemen için ise Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde ve Salif limanları ülkeye giren tüm ticari malların ve insani yardımların ana giriş kapısı olmasının yanı sıra önemli bir gümrük ve vergi geliri kaynağıdır.

Devletleşme Süreçleri ve Tarihi Kırılmalar

İki bölge arasındaki genel sosyolojik ve ekonomik farklılıklar, devletleşme süreçlerine de doğrudan yansımıştır. Güney Yemen İngiliz işgali altında iken Kuzey Yemen’de Osmanlı idaresi hakimdi. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nı kaybedip bu topraklardan çekilmesinin ardından Kuzey Yemen 1918’de bağımsız oldu ve Zeydi fıkhına uygun olarak İmamet idaresi altında yönetilmeye başlandı.

1962'de Mısır'da eğitim görmüş Yemenli subayların gerçekleştirdiği askeri bir darbe ile İmamlık yıkıldı ve yerine Arap milliyetçisi-laik karakterli Yemen Arap Cumhuriyeti kuruldu. Darbeci subaylar çoğunlukla Haşid kabilesi mensuplarıydı. Bakil Konfederasyonuna bağlı Zeydiler yeni hükümet tarafından, eski rejimi geri getirmek isteyen hainler olarak görülüp baskı altına alındılar.

1962 darbesinden sonra ülkede sekiz yıl süren kanlı bir iç savaş yaşandı. Cumhuriyetçiler Mısır ve Sovyetler Birliği tarafından desteklenirken, İmam taraftarları Suudi Arabistan ve Ürdün tarafından desteklendi. Savaş, 1970 yılında tarafların uzlaşması ve Suudi Arabistan'ın Kuzey Yemen Cumhuriyeti'ni resmen tanımasıyla sona erdi. 1978 yılında Kuzey Yemen’de genç bir subay olan Ali Abdullah Salih iktidara geldi. Bu süreçte, 1972 ve 1979 yıllarında Kuzey Yemen ile komünist güney arasında iki sınır savaşı yaşandı.

22 Mayıs 1990'da iki Yemen, aralarında "Birlik Anlaşması" (Aden Anlaşması) imzalayarak Yemen Cumhuriyeti'ni kurdu. Güney’deki Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti’ne destek sağlayan Sovyetler Birliği’nin çökmesi bu birleşmede itici güç olmuştu. Anlaşmaya göre başkent Sana olacak, Güney Yemenli politikacılara da önemli siyasi makamlar verilecekti. 1992 sonunda yapılan seçimin ardından iki ülke tamamen birleşti; Kuzey Yemen’in eski cumhurbaşkanı olan Ali Abdullah Salih, yeni devletin de cumhurbaşkanı seçildi.

Ancak Kuzey ve Güney ordularının tam olarak entegre edilememesi, iktidar paylaşımı krizleri ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle birlik anlaşması uzun ömürlü olamadı. Anlaşmadan dört yıl sonra (1994), kuzeyliler ve güneyliler arasında büyük bir iç savaş patlak verdi. Kuzey ordusu güneyi mağlup ederek birliği zorla yeniden tesis etti. Buna rağmen, güney halkında bugüne kadar süren dışlanmışlık hissi ve yönetime muhalefet kalıcı hale geldi. Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih, Yemen’i 2011’e kadar 33 yıl boyunca otoriter bir rejimle yönetti.

Husilerin Rahatsızlığı ve 6 Savaş Dönemi

Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih rejimi, Kuzey Yemen'in dağlık bölgelerine karşı sistematik bir ayrımcılık........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü