We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadın hareketi iktidarı zorluyor

229 130 76
08.03.2021

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

Üç gün sonra da pandemide bir yılı geride bırakıyoruz. Covid-19 salgını en çok kadınların hayatlarını zorlaştırdı.

Ev ile işyeri arasındaki sınırlar ortadan kalktı. Yeni durum, kadınların omuzundaki cinsiyetçi rolleri ağırlaştırdı. Yetmezmiş gibi kadınların üzerine bir dalga daha geldi.

Eşitlik karşıtı ve gerici kesimler İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını tartışmaya açtı.

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan önce “gözden geçireceğiz” demişti. Yakın zaman önce Saadet Partisi yönetici Oğuzhan Asiltürk, kendisini ziyaretinin ardından “Aslında Erdoğan'ın da İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması görüşünde olduğunu” söyleyiverdi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NİYE ÖNEMLİ

İstanbul Sözleşmesi niye bu kadar önemli?

Tek cümleyle anlatmak gerekirse şunu diyor:

“Ey imza atan devlet! Kadına karşı şiddeti önlemek için her şeyi yapmalısın”

Sözleşme hukuken bağlayıcı. Kadına karşı şiddeti insan hakkı ihlali olarak görüyor. Kadına ve aile içi şiddette mücadelede standartları belirlensin istiyor. Devletin yükümlülüklerini listeliyor.

İktidar için sözleşmeyi uygulamak bir görev.

Tam da bu nedenle kadını; illa ki anne, kız kardeş, kız çocuğu, eş olarak yani mutlaka bir erkekle ve mutlaka bir evin içinde birlikte konumlayan, daha ileri giderek bunu dikte eden eşitlik karşıtlarının işine gelmiyor.

Kadınların........

© Sözcü


Get it on Google Play