Risale-i Nur Hizmetinde Hafızlığın Önemi
1.Hafızlık, Kur’an Hizmetinin Kıymetli Bir Nev’idir
Bediüzzaman Said Nursî, Kur’an’ın hıfzı ve kıraatına özel bir önem verir ve şöyle der:
“Kur’an’ın hıfzı ve kıraati her hizmete mukaddem ve müreccahtır.”¹
Bu ifade, Kur’an’ın hıfzı ve kıraatının, Kur’an’a hizmet dairesinde öncelikli ve mümtaz bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Burada mesele, bir Kur’an hizmetini diğer bütün hizmetlerin karşısına koymak değildir. Asıl mesele, Kur’an’ın merkezî makamını ve hıfz-ı Kur’an ile kıraat-i Kur’âniyenin Kur’an hizmetindeki özel yerini doğru anlamaktır.
Hafızlık, bu bakımdan yalnızca bir ezber faaliyeti değildir. Kur’an-ı Hakîm’in lafzını insan hafızasında muhafaza etmek, onu sürekli okumak ve gelecek nesillere aktarmaya vesile olmak, Kur’an’a hizmetin çok kıymetli bir nev’idir.
Bu sebeple hafızlığın değeri yalnızca ezberlenen miktarla ölçülemez. Hafızlığın önemli neticelerinden biri, insanı Kur’an’la uzun süreli ve canlı bir beraberliğe bağlamasıdır.
2. Kur’an Hıfzıyla Beraber Kur’an Hakikatleri Üzerinde Çalışmak
Bediüzzaman’ın Kastamonu Lâhikası’ndaki ifadeleri, hıfz-ı Kur’an ile Risale-i Nur hizmetinin birbirine rakip görülmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyar.
Şöyle der:
“Risale-i Nur dahi o Kur’an-ı Azîmüşşânın hakaik-i imaniyesinin bürhanları, hüccetleri olduğundan ve Kur’an’ın hıfz ve kıraatına vasıta ve vesile ve hakaikını tefsir ve izah olduğu cihetle, Kur’an hıfzıyla beraber ona çalışmak da elzemdir.”¹
Burada özellikle “Kur’an hıfzıyla beraber” ifadesi dikkat çekicidir. Bediüzzaman, Kur’an’ın hıfzını bırakıp başka bir hizmete yönelmeyi tavsiye etmemektedir. Aksine, Kur’an hıfzıyla beraber, Kur’an’ın imanî hakikatlerini anlamaya ve izah etmeye yönelik çalışmayı gerekli görmektedir.
Dolayısıyla Risale-i Nur, Kur’an’ın yerine geçen veya hafızlığın karşısına konulan bir faaliyet değildir. Bediüzzaman’ın tarifine göre Risale-i Nur, Kur’an’ın hakaik-i imaniyesinin bürhanları ve hüccetleri; Kur’an’ın hıfz ve kıraatına vasıta ve vesile; hakikatlerine ise tefsir ve izah cihetinden hizmet eden bir çalışmadır.¹
Bu bakımdan hafızlık ile Risale-i Nur okumaları arasında sağlıklı bir bütünlük kurulabilir. Hafızlık, Kur’an’ın lafzının muhafazasına hizmet ederken Risale-i Nur, özellikle iman hakikatlerinin anlaşılması, tahkik edilmesi ve tefekkür edilmesi noktasında hizmet eder.
3. Hafızlık, Kur’an’la Daimî Ünsiyete Vesiledir
Hafızlığın en güzel taraflarından biri, insanı Kur’an’la sürekli meşgul etmeye vesile olmasıdır. Ezberleyen kişi, ezberini koruyabilmek için tekrar eder. Böylece Kur’an’ın lafızları zamanla dilinde ve hafızasında canlı bir şekilde bulunur.Bediüzzaman, On Dokuzuncu Mektup’ta Kur’an’ı hıfza çalışan çocukların, birbirine benzeyen âyet ve cümlelere rağmen Kur’an’ı kolaylıkla hafızalarında muhafaza etmelerine dikkat çeker.²
Yirmi Beşinci Söz’de ise şöyle........
