menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özgür Özel üzerine sosyolojik gözlem: Herkese konuşan kimseye ait olamaz

186 0
09.04.2026

Sözü bazı eleştirilere maruz kalan Özgür Özel’e getireceğim. Önce sosyolojik tespitlerimi yazmalıyım:

Türkiye siyasetini anlamak için liderleri sadece bireysel özellikleriyle değil, temsil ettikleri toplumsal zeminle de düşünmek gerek.

Mesela Ecevit, Demirel ve Erdoğan bu açıdan üç kritik eşiği temsil eder.

Bu üç isim üzerinden bakıldığında Türkiye’de siyaset, sadece liderlerin değişimiyle değil, toplumun onu algılama biçiminin dönüşümüyle de ilgilidir.

Ecevit şehirli, entelektüel ve kültürel sermayesi yüksek figürdü. Cumhuriyet’in bürokratik elitlerinden farklı olarak, halkla bağ kurmaya çalışan “dil” geliştirdi. “Karaoğlan” imgesi, bu çabanın sonucuydu.

Bu dönemde siyaset, merkezden çevreye doğru uzanan bir temsil biçimiydi. Yani halk, merkezin diliyle konuşuluyor; ama merkezin sınırları hâlâ belirleyiciydi…

Demirel ise köyden gelen lider olarak sadece kırsal kesimi temsil etmedi. Onu siyasetin merkezine taşıdı.

Demirel’in “dili” daha pragmatikti, daha gündelikti ve daha esnekti. “Baba” figürü, bu yeni siyaset tarzının sembolü haline geldi. Bu süreçte siyaset, ideallerden çok ihtiyaçlara odaklandı. Devlet ile toplum birbirine yaklaştı ama bu durum, siyasette kuralların esnetilmesine ve zaman zaman çelişkili uygulamalara yol açtı.

ERDOĞAN’IN BAŞARISININ SEBEBİ

Erdoğan, kentli-köylü çizgiden farklı toplumsal değişimin ürünü. Onu ortaya çıkaran sosyolojik zemin, derinleşen varoşlaşma ve toplumsal çözülme süreci oldu.

Kırdan kente........

© OdaTV