Mesele sadece bireysel yozlaşma değil: Saklanan gerçek
İster Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal olsun, ister Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek olsun, birkaç yıl önce ülke siyasetini sarsabilecek ölçekteki gelişmeler, bugün neredeyse sıradanlaştı…
Türkiye’de siyaset, para, nüfuz, ihale, parti ilişkileri ve kişisel çıkar ağları etrafında öylesine fazla olay-tartışma yaşandı ki; halk artık şaşırma eşiğini kaybetti...
Türkiye’de artık siyaset denildiğinde yalnızca fikirler değil, para ile güç arasındaki bağ konuşuluyor. Para ilişkileri bugün siyasetin merkezindeki temel gerçekliklerden biri oldu.
Yaşananları yalnızca kişisel ahlâk sorunu ya da münferit yolsuzluk dosyası gibi okumak eksik kalır. Ortada daha derin, daha yapısal dönüşüm var…
Siyasetin dili, yöntemi, aktörleri ve meşruiyet biçimi son yarım yüzyılda köklü biçimde değişti. İlk kez, siyaset ile para arasındaki ilişki bu kadar çıplak, bu kadar görünür ve bu kadar olağan hale geldi.
İktidardan muhalefete yaşananlar yalnızca “kim ne yaptı” düzeyinde kişisel yozlaşma hikâyeleri değil…
Asıl mesele, siyasetin son yarım yüzyılda nasıl değiştiği?
Sorunun yanıtına geleceğim ama Avrupa’dan örnekler vereyim:
DERİNDE YATAN ASIL NEDEN
Bu yaşananlar sadece Türkiye’ye özgü değil...
Hatta, “şeffaf demokrasi”, “hukukun üstünlüğü” ve “kurumsal siyaset” modeli olarak gösterilen Avrupa’da da benzer süreçler yaşandı/yaşanıyor...
Bugün Avrupa siyasetinin son otuz-kırk yılına bakıldığında, para ile siyaset arasındaki ilişki giderek........
