menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hukuk yazmak sıkıcı mı?

229 0
sunday

Bundan tam on yıl önceydi, Hürriyet gazetesindeki köşemde şöyle yazmışım:

“Bazen düşünüyorum, ikide bir hukuk üzerine yazmam sıkıcı olmuyor mu?

Keşke buna mecbur kalmasaydım. Yazı hayatımda hukuk üzerine en çok yazdığım dönemler hukukun en çok ihlal edildiği dönemlerdir.

Bugün de böyle bir dönemden geçiyoruz…” (Hürriyet, 28 Ocak 2016)

Bazı okurlarım ikide bir hukuk yazmamı sıkıcı bulmuşlardı. Ben de böyle sebebini yazmıştım.

Sık sık hukuk konularında yazmak hâlâ sıkıcı oluyor mu?

İsveç’te Göteborg Üniversitesi bünyesindeki V-Dem Enstitüsü, her yıl “Demokrasi Raporu” yayınlıyor. Rejimleri dörde ayırıyor: “liberal demokrasiler”, bunun bir altında “seçimlik (elecroral) demokrasiler” yani bazı standartları eksik ama demokrasi… Sonra , “Seçimli otokrasiler” ve en aşağıda “kapalı otokrasiler” yani diktatörlükler…

2017 raporu, Türkiye’nin 2006’daki durumu şöyle tasvir ediyor:

“2006’da Türkiye tartışmasız bir seçimlik demokrasiydi. Esasen temiz seçimlere, göreli olarak yüksek seviyede ifade ve örgütlenme özgürlüğüne saygıya, oldukça öngörülebilir ve özerk bir yargı ortamına, geniş bir yelpazede perspektifleri yansıtan bağımsız ve eleştirel bir medyaya ve bir ölçüde sağlam denge ve denetim mekanizmalarına sahipti…” (s. 21)

Rapora göre, Türkiye’de OHAL’le birlikte hızlı bir otoriterleşme başladı, Türkiye “seçimli otokrasiler” faslına kaydı.

2026........

© Karar