Denendi, Olmadı..
Samsun'da yerel yönetimlerde A Takımı yönetici ekip kurulurken, farklı illerden transfer yöneticiler dönemini bu kent daha önce yaşadı.
Hem de çok yakın geçmişte..
Geçmiş dönem Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bu kentin yetiştirdiği kimse yokmuşcasına, Samsun dışından, bu kentin yerel bilgisine sahip olmayan, 'yönetim yabancılığı' yaşayan bir ekip kurdu.
SASKİ'ye İstanbul'dan paraşutla getirdiği genel müdürü görevden almak zorunda kaldı.
Yerine getirdiği isim bölgenin yapısını bilen Karadeniz'in bir bürokratı olan bir isim olduğu için başarılı oldu.
Genel Sekreter Kocaeli'nden geldi.
Hep Kocaeli'ne döneceğini söyledi ama ilk seçimde başka bir ilden 'AK Parti'den milletvekili adayı' oldu.
Aslında yetenekli bir isimdi ama Samsun'u hassasiyetlerini bilmiyordu ve bu önemli bir eksiklikti.
Genel sekreter yardımcıları geldi geçti farklı illerden.
Sonuçta gelenler, geldiği gibi gitti ve biz bize kaldık.
Hatta Mali İşler Daire Başkanı'nı Terme'de muhtarlardan sorumlu başkan yardımcı iken 'para işlerinin başına getirdi', sonuç rüşvet ve hapiste bitti.
Oysa iyi bir örnek vardı. Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ekibini Samsunlulardan ve Samsun'u bilenlerden kurmuş ve başarılı işlere de imza atmıştı.
Yani Başkan önemlidir ama alt yöneticileri, yetkilendirdikleri de önemlidir.
Samsun'da şu an için Büyükşehir Belediyesi'nde benzer durumlar yavaş yavaş kendini gösteriyor mu, diye düşünmeye başladım.
Çünkü, Samsunlu geçmiş dönemin 'halkla uzlaşmadan uzak' yönetiminden sonra;
Başan Doğan da bu yapısı nedeniyle tercih edildi.
Samsunlu seçmen seçim sonrası da SBB Başkanı Halit Doğan'a önemli bir kredi verdi.
Başkan Doğan'da sosyal işlerle, belediye tesislerinin tekrar dar gelirliye hitap etmesi, ucuz yemek lokantalarıyla, bazı önemli konularda STK'lara danışmasıyla o krediye doğru karşılık vermeye çalıştı.
Uzlaşmacı tavırlarıyla geldiği başkanlık koltuğunda da ikinci yıl tamamlanmak üzere.
Ancak;
Kentsel dönüşümde vatandaşlara yapılan teklifler.
Kentsel önüşüm vatandaşın yararına ve menfaatine olması gerekirken, ranta dönüşüyormuş gibi şikayetler olması, dışarıdan getirilen A Takımı'nın 'bürokrat bakışıyla' farklı bir dönüşüme evrilmiş gözüküyor.
Bu konuda daha önce de şikayetleri dile getirdim.
Derecik Mezarlığı'nda heyelan mezarları kırıp dökmeden de heyelan durumunu çok anlatmaya çalıştım.
Sonuçta mezarlar yerle bir olduktan sonra harekete geçildi.
O bölgede çok katlı binalara izin verilmesiyle ilgili, oluşabilecek tehditleri de kaç kez yazdım hatırlamıyorum.
Ama çok kez.
Ancak devam etmesi de çok ayrı bir konu ve bir o kadar da tehlikeli.
Ama gelin görün ki;
Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'ndaki yol göçmelerine kadar anlaşılamadık.
Şimdi gelinen noktada, o heyelan SBB'nin en önemli, derdi oldu.
Samsun'un en önemli arterlerinden biri olan RTE Bulvarı'ndaki kavşak çalışmalarının uzun süredir tamamlanamamasının........
