We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

5 yıl sonra enerji sektöründe farklı şeyler konuşuyor olabiliriz

35 2 0
23.10.2020

Takipçilerim hatırlayacaktır. Bu köşede, küresel enerji sektöründe yenilenebilir enerji kategorisinde, radikal değişikliklerin yaşandığını, çok değil 10 sene sonra, enerji tüketiminde rüzgar ve güneş enerjisi kullanımının misli oranında artacağını ifade eden 2 yazıyı arka arkaya kaleme aldım.

  • ENERJİ KAYNAKLARINDA YÜZ YILLIK EZBERLER BOZULUYOR
  • RÜZGAR ENERJİSİ 20 YIL SONRA PETROLÜ TAHTINDAN İNDİRECEK Mİ?

Bugün de yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımındaki hızlı yükselişi ve fosil enerji kaynaklarının rüzgar ve güneş enerjisinin hızla düşen maliyetleri karşısında nasıl çaresiz kalacaklarına değineceğiz.

Avrupa Birliği, enerji bağımlılığını ve maliyetleri aşağıya çekmeye çalışıyor

28 üyeli AB’nin 2019 yılında enerji ithalatı için ödediği toplam fatura 330 milyar Euro, kabaca birliğin GSYH’nın yüzde 2.1’i kadar. Bu faturanın yüzde 70’i petrol, yüzde 27’si doğalgaz ve yüzde 42'si de kömür ithalatı için ödenmiş. Doğalgaz ve kömür ithalatı için AB’nin yıllık ödediği rakam 105 milyar Euro.

Eurostat’ın verdiği bilgilere göre, 28 üyeli AB’de, evsel elektrik tüketiminde ortalama elektrik fiyatları 220 Euro/Megawatt saat.

Bloomberg’in raporuna (BNEF) göre elektrik üretiminde ortalama fiyat, kaynağa göre çok ciddi fark yaratabiliyor. Örnek olarak, onshore rüzgar türbinlerinden üretilen elektriğin maliyeti (Megawatt saati) 50-65 Euro arasında. Fotovoltaik (PV) güneş enerjisinin AB’de üretim maliyeti ise 85 Euro. Doğalgaz çevrim santrallerinden üretilen elektriğin maliyeti 110 Euro, nükleer santrallerden üretilen elektriğin maliyeti 240 Euro, Bio- Atık enerjinin maliyeti ise 300 Euro’ya kadar çıkıyor.

AB’nin bu yaz açıkladığı 2030 İklim Değişikliği Hedefleri'ne göre birlik içerisinde elektrik........

© Habertürk


Get it on Google Play