menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖRME VE KIRILMA ANI

7 0
28.09.2026

Arda genç yaşından beri dünyayı değiştirmek istiyordu. Sokaklarda, hayatın farklı yerlerinde, toplantı salonlarında yürüdü; özgürlük ve eşitlik için çabaladı. Ama zamanla fark etti ki, her adımında kendini başkalarıyla kıyaslıyor, kendi yetersizliklerini sessizce besliyordu.

Arkadaşlarının duruşu, önderlerin karizması, karşıtlarının stratejileri… Her kıyaslama zihninde görünmez yarılmalar açıyor, onu yavaş yavaş küçültüyordu. Kendi doğallığından, kendi özünden uzaklaştığını fark etmediği sürece sessiz yıkım devam ediyordu.

İnsan Ve Bozulmuş Dünyalar

Bir gün Arda gözlerini yalnızca insan dünyasına değil, doğanın bütününe çevirdi. Tüm enerji, tüm yaşam formları bir düzen içinde akıyordu: rüzgar, nehir, ağaç ve kuşlar birbirine uyumla bağlıydı. Ama insan? İnsan bozulmuştu. İçindeki eksiklik ve kırılganlık, ilişki kurmasını, paylaşmasını ve gerçekten özgürce var olmasını engelliyordu. Bütün düşünce tarihi geçmiş deneyimlerin birikimi olarak şekillenmiş, yanlış bir zemin üzerinde kendini var etmişti. Yön sapması da böyle oluşmuş ve yaşam bu kurumsallaşmış sapma üzerinden sürmüştü. Arda bunu gördüğü anda şok olmuş; o güne kadar bildiği her şey yıkıma uğramış, düşünsel sınırları sarsılmıştı. Bozuk bir insandan sağlıklı bir toplumsal düzen, sağlıklı bir ilişki, sağlıklı bir toplum doğamazdı. Arda bunu görüp şaşırdı: Dünyayı kurtarmaya çalışırken, aslında değişmesi gereken ilk şeyin kendisi olduğunu anlamıştı.

Gördükçe Arda daha da derinleşti. Kapitalizm, sosyalizm, feminizm, anarşizm, emperyalizm… Bütün bu büyük fikirler, bütün bu büyük yapılar… Onları kuran, inançlarını biçimlendiren ve zamanla yapıya........

© Güneydoğu Ekspres