menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’nin Gıda Kırılganlığı: Sorun Nerede Başladı, Çözüm Nerede?

14 7
08.01.2026

Bu bağımlılık, AKP iktidarı döneminde olabildiğince hızlandırılıp normal hale getirildi. Oysa doğru gıda politikalarıyla bu bağlar koparılabilir. AKP iktidarıysa bu fırsatları çoğu zaman görünmez kılmaya çalışıyor.

Marshall Planı Gıda ve Tarımı Nasıl Dönüştürdü?

Türkiye’nin bugünkü gıda kırılganlığını anlamak için öncelikle ilk düğmenin nerede yanlış iliklendiğini analiz etmek elzem. Marshall Planı, popüler anlatıda sanayi ve altyapı yardımı olarak görülür. Ama Türkiye açısından bu plan, ülkenin tarımını ve gıdayla kurduğu ilişkiyi kökten değiştiren, toplumu ve ekonomiyi yeniden şekillendiren bir projeydi.

1948-1953 yılları arasında Türkiye ekonomisinin kalkınma çizgisi, Marshall Planı yönlendirmeleriyle neredeyse tamamen gıda ve tarıma yaslandı. 1947’de milli gelir içinde gıdanın payı 8.4 iken planın etkisiyle 1953 yılında E’e çıktı.

Bu dönemde ekonomi yılda ortalama  büyüdü. Kişi başına gelir ( arttı. Ancak bu büyüme, kendi gücümüzle olan bir yükselişten ziyade dışarıdan verilen güçlü bir destekle, kısa süreli bir hızlanma yaşandı. Marshall Planı kapsamında Türkiye’ye hibe ve kredi olarak aktarılan 320 milyon doların 80 milyon doları tarımda makineleşmeye ayrıldı.

O güne kadar öküz ve karasabanla yapılan tarım, Amerikan tipi traktöre dayalı tarıma çevrildi. Tarladaki otu yiyen ve gübre bırakan hayvanın doğayla uyumlu döngüsünden, ithal petrol yakan traktör düzenine geçildi. Binlerce traktör ithal edilince, sürekli yedek parça ve servis ihtiyacı da kaçınılmaz oldu.

Bu dönüşüm yerel demircilik ve zanaat kültürünü aşındırdı. Yerine parça, servis, dışa bağımlı bakım düzenini büyüttü.

Bu planın en kritik ve az bilinen yanıysa şu: ABD, Türkiye’ye hibe ettiği malların karşılığında, Türk hükümetinden bu malların parasal değerini Merkez Bankası’nda özel bir hesaba yatırmasını istedi. Bu hesapta biriken paranın (yaklaşık 280 milyon lira) nerede ve nasıl harcanacağınaysa ancak ABD’nin Türkiye’deki yetkilisinin onayıyla karar verilebiliyordu.

Yeşil Devrim ve İkinci Dalga Bağımlılık

Bu düzen, Türkiye’nin gıda politikalarının parasını fiilen Washington’un onayına bağladı. Paranın önemli bir kısmı da ABD’nin dünya pazarında ihtiyaç duyduğu pamuk, tütün gibi ürünlerin üretimini güçlendiren yatırımlara yönlendirildi. Türkiye’ye gelen Amerikalı uzmanlar ve ABD’ye........

© Gerçek Gündem