menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yine ve yeniden “nereden buldun?”

41 0
26.02.2026

Hafta içerisinde sosyal medya hesabım X’te bir mesaj paylaştım ve dedim ki “CHP’nin kafası karışık.”

Bunu, CHP’nin ekonomi yönetimdeki değişiklik ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisine yapılan atamalar üzerine söyledim.

CHP’nin son Parti Programı kamuculuk üzerine inşa edilmiştir. Oysa yapılan atamalara bakıldığında piyasacı yaklaşımlarıyla bilinen kurul başkanlarının da olduğu görülmektedir.

Bu paylaşımım üzerine CHP’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay aradı ve uzun telefon görüşmemizde sitemde bulundu.

“Kendisinin kamuculuktan asla taviz vermeyeceğini” söyledi.

Kendisinin beyanına güvenerek sosyal medyadan tekrar açıklama yaptım ve Sayın Atabay’ın açıklamasını paylaştım.

Mesajımda, “Parti Programının soyut bir metin olduğunu, alt metinlerde somut önerilerinin yer alacağını ve bizlerin de Atabay’ın ifadelerinin ne kadar gerçekleştiğini göreceğimizi ifade ettim.”

Bu yazıda da Parti Programında yer alan soyut bir ifadeyi somut hale getireceğim ve böylece Atabay’ın çalışmalarına katkı sağlayacağım.

KAPİTALİZMDE MUHASEBE

Ahmet Haşim Köse ve Serdal Bahçe 2009 yılında Praksis dergisinde “Yoksulluk Yazınının Yoksulluğu: Toplumsal Sınıflarla Düşünmek” başlıklı harika bir makale yayımladılar.

Makalenin bir yerinde Weber’den alıntı yaparak kapitalizmdeki muhasebe kavramını tartışıyorlar.

Weber’in Toplumsal ve Ekonomik Örgütlenme Kuramı (1964) adlı eserindeki, kapitalizmde muhasebe kavramını aydınlatıcı buluyorlar. Weber’in muhasebe kavramı, onun iktisadi eylemin biçimsel (formel) rasyonalitesi olarak tanımladığı yönelime denk düşmektedir.

Para kullanan toplumda bu çerçevede iki temel yönelimden söz etmek mümkündür: Bütçe yönetimi olarak tanımladığı ilk yönelim, mevcut kaynakların farklı kullanım ve ihtiyaçlara tahsisine, diğeri ise iktisadi eylemin daha fazla kâr için düzenlenişine karşılık gelmektedir.

Aynı önermeyi vergi gelirleri açısından da yapmak mümkündür.

Daha çok yatırım ve büyüme için varsıl kesimden daha az vergi alınmaktadır.

Ancak modern toplum (ekonomi) formel rasyonaliteye tâbi olduğu kadar özsel rasyonaliteye de tâbidir. Özsel rasyonalite toplumun üyelerine (vatandaşlara), mevcut değerler sistemiyle uyum içinde, yeterli düzeyde mal ve hizmet tedarikini gerektirmektedir.

Diğer bir deyişle çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmalıdır.

Bu iki rasyonalite arasındaki çelişki, Weber’e göre, modern toplumun temel çelişkilerinden biridir.

Weber, biçimsel rasyonalitenin en üst aşamasının piyasa özgürlüğünün en üst seviyeye ulaştığı sermaye muhasebesi olduğunu vurguluyor. Böylelikle sermaye toplumun........

© Gazete Pencere