We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Seçim sonuçları ve Erdoğan’ın Rusya ziyareti – Abdulmelik Ş. Bekir

36 10 8
06.04.2019

Erdoğan Rusya’dan dönmeden İstanbul’un sayım karmaşasının bitmesini beklemek hayal kırıklığına neden olabilir. Hatta sadece İstanbul’da değil, bir bütün olarak seçim sandıklarının köküne kibrit suyu ekilebilir. Belki de Erdoğan-Putin görüşmesi Türkiye tarihinde yeni bir dönemi açabilir.

Abdulmelik Ş. Bekir

Türkiye’de yerel seçimler yapıldı. Sonuçlar Erdoğan ve iktidarı için ciddi uyarılar taşıyor. Ülke ciddi bir tablo ile karşı karşıya. Bu tablo sadece seçim sonuçlarının ortaya koyduğu yeni durumla ilgili değildir. Aksine seçim sonuçları Erdoğan iktidarının genelde 17 yıllık iktidarı özelinde son yıllardaki icraatının sonucudur. Türkiye’nin yüz yüze kaldığı çıkmaz, seçimin ötesinde kronik nedenleri olan sorunlardır. Seçimler sadece bunu daha görünür hale getirmiş ve sorunun kaynağını ikaz etmiştir. Şimdi merak edilen, Erdoğan iktidarının ikazı ne kadar anlayacağı ve daha önemlisi nasıl bir tavır sergileyeceğidir.

Erdoğan politik olarak oldukça pragmatik bir siyaset tarzına sahip. Güç karşısında geri adım atma ve yeni manevralar yapma kapasitesi var. AKP-MHP iktidarının gönlünde yatanın mevcut politikaları yürütmek olduğu aşikar. Zaten seçim süreci boyunca bunu vaat ettiler. Büyük ihtimalle Erdoğan nasıl bir çıkış yapacağının muhasebesini yapıyordur birkaç gün. Önündeki en büyük engel içerdeki siyasi ve ekonomik kriz ile dışarda yaşadığı tecrit ve ABD-Rusya arasında tercih çıkmazıdır. Bu zorluklar 7 Haziran seçimleri sonrasında yaptığı hamlelere benzer hamleler yapma keyfiyetini sınırlandırıyor.

Erdoğan’ın bizatihi eseri olan iç ve dış politikanın iç içeliği bugün bumerang misali kendisine döndü. Dışarıya yönelik her söylemi ekonomik dengeleri sallarken, içeriye dönük her hamlesi de dış politikaya yansıyarak tecridini derinleştiriyor. Yerel seçimlerin dış politikaya ilk yansımasını ABD ve AB’nin açıklamaları ve dahi Rusya’nın tavrında görmek mümkün. Kuşkusuz bu durum sadece açıklamalarla sınırlı değil. Son birkaç haftalık gelişmelere bakıldığında fotoğraf daha net görülüyor. S-400 ve F-35 üzerinde yürütülen tartışmaların sadece savunma ya da askeri alanla ilgili olduğunu varsaymak yanılgılıdır. Asıl mesele Erdoğan’ın ülkeyi getirdiği Atlantik veya Avrasya’dan yana tercih yapma çıkmazıdır.

Avrasya denilen tarafta ekonomik olarak çöküntü içinde olan Rusya’dan gayri ne olduğu şaibeli olsa da, bu konuda Erdoğan’ın da tek başına ve tek karar verici olmadığını görmek........

© Gazete Karınca