menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Forma takıntısı

37 0
03.09.2026

Bir yandan, milliyetçiliği beslemek ve rekabet adına devletin, federasyonun, kulüp yöneticilerinin, medyanın on yıllardır sürdürdüğü ve o anki ihtiyaca göre ırkçılığa kadar uzanan kışkırtıcılık, diğer yandan endüstrinin dayattığı “Ne pahasına olursa olsun kazanmalısın” odaklı skorcu anlayış. Ağırlıklı olarak bu iki olgunun biçim verdiği ucube futbol kültürünün meyvelerini ortaya döktüğü dönemi yaşıyoruz. Endişe verici zihinsel defolara sahip taraftar yığınları başta sosyal medya olmak üzere her yeri sarmış durumda.

Öyle bir taraftarlık ki, farklı olana kin, nefret, düşmanlık kusabildiği oranda var oluşunu en güçlü şekilde duyumsatabildiğine inanıyor.

Bu garabet kültürde forma takıntısı had safhada. Kendi tuttukları takımın formasına kerameti kendinden menkul bir kutsallık atfedenler başkalarının formasını ise görmeye bile tahammül edemiyor.

Bu tahammülsüzlüğün açığa çıktığı davranışlarda, “Benim taraftarlık aidiyetim değerli ve anlamlı, seninkisi ise değersiz ve önemsiz” mesajı açıkça görülüyor.

Arızalı zihinlerde forma, aidiyet ifade eden bir sembol olmaktan çıkıp başkasının aidiyetini sorgulama ve aşağılama aracına dönüşüyor…  

Bir kulüp dünyanın en iyi oyuncularından birini transfer ediyor. O oyuncuyu karşılamak üzere havaalanına giden binlerce kişi arasında başka bir takımın formasını giymiş bir kişi de var. Yıldız oyuncuyu merak edip gelmiş. Ama üzerindeki farklı renklere sahip forma diğerlerinin dellenmesine yetiyor. Yüzlerce kişinin alkışları eşliğinde çıkarttırıyorlar formasını. Zaten o anlarda başka........

© Evrensel