menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SURİYE’NİN YENİ GELECEĞİNDE "BÜYÜKELÇİ" NESİL: TÜRKÇE, KÜLTÜR VE EĞİTİMİN GÜCÜ

352 0
01.09.2026

Ortadoğu’nun kalbinde, Türkiye'nin güney sınırlarında, yıllarca devam eden kanlı bir savaşın, yıkımın ve küresel vekalet savaşlarının ardından yepyeni bir jeopolitik gerçeklik şekilleniyor. 8 Aralık 2024 tarihi, yalnızca Suriye’nin iç dinamikleri açısından değil, bölgesel güvenlik mimarisi ve Türkiye’nin Ortadoğu vizyonu açısından da devasa bir milattır. Bu yeni dönemin en somut, en hayati ve üzerinde en çok spekülasyon yapılan konusu ise şüphesiz, yıllardır ülkemizde geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyelilerin kendi vatanlarına geri dönüş sürecidir. Ancak bu tarihi süreci sadece sınır kapılarındaki kalabalıklar, gümrük geçişleri veya istatistiksel nüfus hareketleri olarak okumak, devlet aklının vizyonunu ve Türkiye’nin inşa ettiği o devasa "yumuşak gücü" anlamamak demektir. Mesele, sadece bir göç yönetimi krizinden çıkmış; Türkiye'nin kültürel, dilsel ve eğitimsel mirasının, yeniden inşa edilecek bir bugünün Suriye’sinin temellerinin nasıl atılacağı meselesine dönüşmüştür.

Dezenformasyon Siyaseti ve Devletin Resmi Verilerle Tokadı

Bu tarihi süreç yaşanırken, ne yazık ki iç siyasette popülizm üzerinden prim yapmaya çalışan, kamuoyunu manipüle etmeyi bir siyaset tarzı haline getiren odakların dezenformasyon kampanyalarına şahit oluyoruz. Ülkemizden Suriye’ye dönüş yapan geçici koruma statüsü altındaki Suriyelilere ilişkin kamuoyunu kasten yanıltmaya yönelik bu asılsız iddialar, hiç şüphesiz devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir hezeyandan ibarettir. Bu tür iddialar, sadece kurumlarımızı hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası alandaki yürüttüğü o titiz diplomasiyi de baltalamayı amaçlıyor.

Oysa gerçekler, devletin şeffaf kayıtlarında ve uluslararası kurumların raporlarında gün gibi ortadadır. Farklı tarihlere ait verilerin, aynı dönemin verisiymiş gibi kıyaslanarak haberleştirilmesi ve algı operasyonlarına meze yapılması, gerçeklikten tamamen uzak, art niyetli ve yanıltıcı bir yaklaşımdır. İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin kamuoyuyla paylaştığı veriler, 2016 yılından bugüne kadar Türkiye'nin sağladığı güvenli bölgelere gönüllü olarak dönen Suriyelilerin toplam sayısını, yani 1 milyon 440 bin 123 (çeşitli güncel raporlarda 1.407.568 ile 1.440.123 bandında değişen devasa bir kitleyi) ifade etmektedir. Öte yandan, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Sayın Nuh Yılmaz’ın paylaştığı rakamlar ise tamamen spesifik bir döneme, yani 8 Aralık 2024'teki yeni Suriye gerçekliğinin başlamasından itibaren gerçekleşen geri dönüşlere odaklanmaktadır.

İçişleri........

© Diriliş Postası