Dijital "Tutunamayanlar"
Bugün ise bambaşka ve çok daha tehlikeli bir savrulmanın içindeyiz: Kendi iradesine, kendi zihnine ve en nihayetinde kendi benliğine tutunamayanlar... Ekranların cezbedici ışığı altında, görünmez bir diktatörlüğün, "dijital faşizmin" gönüllü tebaası haline gelmiş durumdayız.
Yapay zeka ve onu besleyen devasa algoritmalar, artık sadece ne satın alacağımızı veya hangi içerikleri tüketeceğimizi belirlemiyor. Neye öfkeleneceğimizi, neye tahammül edeceğimizi, arzularımızın ve ahlaki sınırlarımızın nerede başlayıp nerede biteceğini de onlar dikte ediyor. Kendi ellerimizle beslediğimiz bu sistem, salt "etkileşim" uğruna insanlığın benliğini her gün milim milim aşındırıyor. Seçim yaptığımızı, özgür irademizle gezindiğimizi sanırken, aslında yapay zekanın bizi görmek istediği o dar sınırların, o yankı fanuslarının içinde birer veri noktası olarak sürükleniyoruz.
Bu dijital çürümenin ve algoritmik dayatmanın en çarpıcı, en pervasız sahnelerinden biri bugün eski adıyla Twitter, yeni adıyla X platformunda sergileniyor. Sözde "sınırsız ifade özgürlüğü" maskesi ardına sığınan X yönetimi, platformun açıkça bir pornografi ve teşhir bataklığına dönüşmesine sadece seyirci kalmıyor; bizzat algoritmaları aracılığıyla bunu öne çıkarıyor. Herhangi bir konuyu takip ederken akışınıza düşen, hiçbir filtreye takılmadan gözünüze sokulan o müstehcen içerikler kesinlikle........
