menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pekin'in petrol satrancı: Çin, Rusya üzerinden Hindistan'ı sıkıştırıyor

16 0
04.09.2026

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya, Rus petrolünün Çin ve Hindistan açısından stratejik önemini ve Çin'in çevreleme politikasının nasıl şekillendiğini AA Analiz için kaleme aldı.

Çin ile Hindistan arasında devam eden örtülü rekabet, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın da etkisiyle küresel petrol piyasasında yaşanan güncel hareketlilik üzerinden yeni bir boyut kazandı. Çin, Rus petrolü ithalatını artırarak bir taraftan enerji güvenliğini garanti altına almaya çalışırken diğer taraftan Hindistan’ın ucuz Rus petrolüne erişim alanını da daraltıyor. Dolayısıyla Pekin yönetiminin stratejisi, sıradan bir ticari tercihten ziyade enerji jeopolitiği üzerinden yürütülen bir çevreleme politikası olarak değerlendirilebilir. Enerji diplomasisi üzerinden şekillenen Asya rekabetinde jeoekonomik güç dengelerinin, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın geleceği açısından belirleyici olmaya devam etmesi oldukça muhtemel. Diğer taraftan Hürmüz Boğazı krizinin ortaya çıkardığı enerji güvenliği sorununun doğrudan etkilerinin Doğu Asya coğrafyasında da hissedildiği göz önünde bulundurulduğunda tüm olası senaryolar, Çin ve Hindistan’ı daha radikal önlemler alma ve ikili ilişkilerinde daha ihtiyatlı hareket etme konusunda hassas davranmaya zorluyor.

Rus petrolünde Çin-Hindistan yarışı

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasıyla Batı’nın Kremlin’e uyguladığı sert ticari ve siyasi yaptırımlar, küresel enerji ticaretinin rotalarında köklü bir değişikliği zorunlu kılmıştı. Bu bağlamda Rusya, Avrupa pazarındaki payını büyük oranda kaybederken petrol ve doğal gaz sevkiyatının ağırlık merkezini Asya ülkelerine kaydırdı. Bu krizi fırsata çevirmek isteyen Çin ve Hindistan ise ucuz Rus petrolünün en önemli iki müşterisi haline geldi. Haziran 2026 verilerine ilişkin raporlara göre Çin, Rusya’nın ham petrol ihracatının neredeyse yüzde 50’sini, Hindistan ise yüzde 36’sını satın aldı. Neticede iki büyük Asya gücü, Rusya’nın enerji gelirlerinin çok önemli bir kısmını karşılamaya başladı.

Elbette bu durum, Çin ve Hindistan’ın Rus petrolü konusunda aynı şartlar altında rekabet ettiği anlamına gelmiyor. Bilhassa Çin’in Rusya ile ortak bir sınıra ve doğrudan boru hattı bağlantılarına sahip olması, büyük enerji şirketleri, geniş tanker ağı ve yaptırımlar karşısında daha dayanıklı hareket edebilen finansal sistemi Pekin’e önemli avantajlar sağlıyor. Hindistan ise Rus petrolünün büyük kısmını deniz yoluyla tedarik ediyor. Dolayısıyla tanker yaptırımları, artan taşıma maliyetleri, sigorta giderleri ve uluslararası ödeme sistemlerinde yaşanan sıkıntılar, Hindistan’ı Çin’e kıyasla çok daha fazla etkiliyor. Bu yapısal farklılık, iki ülkenin aynı Rus petrolüne erişmeye çalışmasına rağmen Pekin’in Yeni........

© Anadolu Ajansı Analiz