We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendi Merkezinde Bir Cihan Şümul Bilgi ve Medeniyetin Kitabı Kutadgu Bilig

8 0 0
17.05.2022

Türklerin modern zamanlardaki en büyük meselelerinden birisi sabiteler ile değişkenler arasındaki dengenin bozulması ve asgari müştereklerin bu mecrada silikleşmesidir. Bunun aşmanın yolu geçmiş tecrübe ve kaynaklara bakarak yeni için bir yol ve yordam aramak gibi görünüyor. İçinde olduğumuz anlam ve medeniyet krizini de ancak böylece aşabiliriz. Kimlik meselesi ve evrenseli temsil ve temessül sorunu bu cümleden hayatımızı bulandırmaya devam ediyor.

Kutadgu Bilig müellifinin bir kimlik ve şahsiyet sorunu yoktur. Eserini yazdığı dil münasebetiyle kültürünün farkındadır ve bunu aşikarane ortaya koyar. Türkistan ve Turanlılar gibi tabirler, Buğra Han dili ve Türkçe olarak gibi tespitler Yusuf Has Hacib’in kimlik kodlarının ne kadar farkında olduğunu, bilgi ve bilgelik zeminini netliğini ve bunların üzerine bir cihan şümul, moda tabirle evrensel, bilgi üretilebileceğini göstermesi bakımından onun eseri bir bilgi ve medeniyet kitabı olarak ortaya çıkar: “Meşrik eyaletinde, bütün Türkistan memleketlerinde, Buğra Han dilinde, Türkçe olarak, bu kitaptan daha iyi bir kitabın hiç kimse tarafından tasnif edilmemiş olduğunda Çin ve Maçin âlimleri ile hakîmlerinin hepsi ittifak etmişlerdir…Turanlılar ise, Kutadgu Bilig demişlerdir.” Müellif kitabının eşsizliği ve buradaki malumatın da herkesi kapsama yeteneğini makul bir öz güvenle Türkçe olarak ortaya koyar. Turanlıların Kutadgu Bilig dediği bu eser toplum, devlet ve şehir merkezli medeniyet çatısının içine değer sistemi ile kendiliği üzerinden evrensel bir söz ile Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresinin meşru zeminini gösterir. Milli kültürden milletler-arasılaşacak bilgi üretebilmek, bir kültürün medeniyet düzeyinde toplum-devlet-şehir hayatına tesir edip farklı ülkeler ve milletler için de anlamlı olması bir hars için değerli şeylerden biri olsa gerektir. Yusuf Has Hacip Türk Hakanlığı/Karahanlılar devrinden müstakbele Turanlıların Türkistan’daki sözünü miras bırakır ve “Arapça ve Farsça kitaplar çoktur; bizim dilimizde bütün hikmetleri toplayan yalnız budur. Bunun kadrini ancak bilgili bilir; bilgi kıymetini de ancak anlayışlı takdir eder. Bu Türkçe beyitleri senin için tanzim ettim; ey okuyucu, okurken unutma, bana dua et.”, diyerek milli dil ile milletlerarası bir değer dünyasının sahibi olduğunu ortaya koyar. Bilgi ve düşüncenin gerçek değerini gördüğü yerde medeniyetin çiçek açması muhtemeldir. Bunun ötesi ise kültürün insanlar arası bir değere dönüşmesidir ki bu tarihe bırakılacak en değerli meselelerden biridir.

Peki, bu milletler arasılığın karinesi nedir? İşte bunu da kitabı tasnifinde bize bıraktığı içerikten anlıyoruz. Bizler gibi kategorik ezberleri öz zannedenlerin çok olduğu bir devirden Kutadgu Bilig’e intikal hele de bu manada bir evrensel değer........

© Yeni Söz


Get it on Google Play