menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bizi “biz” yapan sorular, yol ve yoldaşlarımız

116 0
05.10.2026

Bizi “biz” yapan sorular, yol ve yoldaşlarımız

“Karşımıza bir nehir çıkacaktı ve onunla sınanacaktık” derken parantez altına aldığımız bir “biz” olduğunu gözardı etmiyoruz. Bir siyasi parti veya bir şekilde modern formatlara bürünmüş bir siyasi hareket içinde bu “biz” nasıl bir şekil alır ve nasıl bir ruha bürünür?

Hangi yoldayız? Bu yol nereye gider, menzili nedir, kim tayin etmiş bu menzili ve bu birlikteliğin esasını? Bu sorular her gün hatırlanması gereken “biz” i “biz” yapan sorular.

Bugün bu camianın önemli bir kesimi için bu sorular çok da meçhul değil. Dolayısıyla cevabı da o kadar muğlak değil. O yüzden fonlardan kana kana içenlere yönelik hüküm konusunda fazla bir tereddüt oluşmuyor. Sorun belki modern anlamda bir kitle partisi içinde yer alanlarla bu misyonun şuurunda olanların birbirine karışmış olmasından kaynaklanıyor. Belki o şuurda olanların yolda o kitleleri yönlendirmek yerine o kitlelerden etkilenip onların peşine katılmasından kaynaklanıyor.

Ayet-i kerime nehrin kenarına takılanlar arasındaki bu ayırımların ancak imtihanla ortaya çıktığını anlatır. Demek ki yol her zaman her ihtimale açıktır. Küçük olmayan bir fark, üzerinde durulması gerekiyor tabi.

Nehir imtihanını anlatan Kur’an kıssası aslında siyasete, yola, liderliğe dair her zaman Müslümanlara ışık tutacak çok derin dersler barındırır. Uzun ola çıkmaya niyetli olanların, bu niyeti sonuna kadar taşımakta ısrarlı olanların kulaklarına küpe etmeleri gereken dersler. İnsanın yola çıktıktan sonra birçok meseleye bakışaçısının, yola, kendine, yola çıkış sebeplerine bakışının değişmesi üzerine ibretlik tezkireler. Birkaç yıl önce yine bu köşede bir vesileyle yazdıklarımızı bugünkü vesileyle tekrarlamak istiyorum:

Yol en iyi okuldur. Hiçbir müesses okulda alınmayacak dersler yolda alınır. Ama tabi bütün okullar gibi dersleri almasını bilene. Bir yoldan geçmek o yolun bütün derslerini almanın garantisi değildir. O çetin yollar türlü badirelerle, türlü zorluklarla doludur. Her badire, her zorluk bir imtihandır ve bundan geçmek için kimseye önceden bir garanti verilmemiştir.

Kimi bu yola öyle alışır ki, yolun içinde kendine bir konfor, bir iktidar alanı oluşturur. Yolun yolcusu olduğunu unutarak, yolu kendine mal etmeye kalkışır. Kimi yorulur, güç yetiremeyeceğini düşünür yolun ortasından kenara çekilir.

Kimi yolla, yoldaşlarıyla ilişkilerini birbirine karıştırır, karşı yoldan gelenlerin iğvasına kapılır gider. Kimi yolun bittiğini sanır, vasıl olduğunu düşünür, yolun bir yerine konak kurar. Oysa yol........

© Yeni Şafak