7 Ekim’in Amerikan cephesi: AIPAC’ın çöküşü
7 Ekim’in Amerikan cephesi: AIPAC’ın çöküşü
7 Ekim’in üçüncü yıldönümü vesilesiyle son yazımızda, üç yılın sonunda ortaya çıkan bilançoya bakarken İsrail’in Gazze’ye ödettiği korkunç bedele rağmen bu savaştan kazançlı çıkmadığını söylemiştik. Aksine İsrail, 7 Ekim’den sonra Gazze’yi yıkarken kendi üzerine kurulu dünya tasavvurunu da yıktı. Askerî caydırıcılığından ahlaki meşruiyetine, “Ortadoğu’nun tek demokrasisi” imajından dünyadaki dokunulmazlığına kadar biriktirdiği sermayeyi üç yılda büyük ölçüde tüketti.
Tam da 7 Ekim’in üçüncü yıldönümünün arifesinde, New York Times’ta Eric Alterman imzasıyla yayımlanan bir yazı, bu kaybın belki de en stratejik cephesinde nereye ulaştığını gösteriyor: Amerika’daki İsrail lobisi AIPAC artık eski AIPAC değil. Alterman’ın yazısının başlığı bile yeterince çarpıcı: “AIPAC Nasıl Başarısız Oldu — ve Nasıl Toparlanabilir?”
Burada söz konusu olan sıradan bir lobi değil. AIPAC onlarca yıldır İsrail’in Amerika’daki siyasi dokunulmazlığının en önemli mekanizmalarından biri. 1963 yılında Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı J. William Fulbright’ın bile “Amerikan siyasetindeki en güçlü ve en etkili dış politika lobisi” diye tarif ettiği bir yapıdan bahsediyoruz. Kongre üyelerini, başkan adaylarını, medyayı, hatta dini söylemi İsrail lehine seferber edebilen devasa bir nüfuz şebekesinden.
Şimdi bu mekanizma çatırdıyor.
Alterman’ın aktardığı rakamlar neresinden bakılırsa tarihi bir dönüşüme işaret ediyor. Mesela, 1991’de Amerikalıların yaklaşık yüzde 80’i İsrail’e olumlu bakıyordu. 2026’da bu oran yüzde 32’ye düşmüş durumda. Daha çarpıcısı, Demokrat seçmenler arasında İsrail’e olumlu bakanların oranı sadece yüzde 13.
Üstelik kayıp sadece genel Amerikan kamuoyunda değil. İsrail’in yıllardır doğal ve koşulsuz destekçisi saydığı Amerikan Yahudileri arasında da........
