menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hareket imkânı

59 0
wednesday

Mescid-i Aksâ Külliyesi’nin Avustralyalı bir Hristiyan-Siyonist tarafından 21 Ağustos 1969 günü kundaklanmasının akabinde, rahmetli Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdülaziz’in çağrısıyla Fas’ın başkenti Rabat’ta düzenlenen olağanüstü toplantıda kurulmasına karar verilen İslâm İşbirliği Teşkilâtı (ilk adıyla, İslâm Konferansı Örgütü), en önemli toplantılarından birini 25-28 Ocak 1981’de Mekke-i Mükerreme’de gerçekleştirmişti. Dönemin Suudi Arabistan Kralı Hâlid bin Abdülaziz kalp rahatsızlığından muzdarip olduğu için, İslâm dünyasının devlet ve hükümet başkanlarını ağırlama görevini Veliaht Prens Fahd bin Abdülaziz üstlenmişti. Veliaht Prens Fahd, açılış konuşmasını tavaf alanına konan büyük bir kürsüde yapmış, İslâm coğrafyasının bütün yöneticileri, Kâbe’nin etrafındaki revakların altına oturarak kendisini dinlemişti. Her açıdan çok etkileyici bir manzaraydı.

Zirvenin Mescid-i Haram’da düzenlenmesi, Suudi Arabistan yönetimi açısından sembolik bir değer taşıyordu: 1979’un 20 Kasım ilâ 4 Aralık günleri arasında yaşanan meşhur “Kâbe baskını”, Suud hanedanının mukaddes mekânları yönetim kabiliyet ve kapasitesiyle ilgili bir tartışma başlatmış, dünyanın dikkati Mekke-i Mükerreme üzerinde yoğunlaşmıştı. Suudi Arabistan hükümeti, şimdi zirveyle şu mesajı veriyordu: “Kontrol tamamen bende. Bir daha benzer bir hadisenin tekrarlanmaması için her türlü........

© Yeni Şafak