menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

8 Mart’ın hikâyesi: Bir gün yetmez, kadınlar her gün bayramı hak ediyor

35 0
10.03.2026

Takvimler her yıl 8 Mart’ı gösterdiğinde dünyanın dört bir yanında çiçekler alınır, mesajlar yazılır, kutlamalar yapılır. Sosyal medyada aynı cümle tekrar edilir: “Kadınlar gününüz kutlu olsun.” Oysa 8 Mart’ın hikâyesi yalnızca bir kutlama günüyle başlamadı. Tam tersine, eşitlik ve hak arayışının içinden doğan bir mücadele günüdür.

Bugün çoğu kişi 8 Mart’ı kadınlara çiçek verilen, güzel sözler söylenen bir gün olarak hatırlıyor. Ancak bu günün arkasında, yıllar önce sokaklara çıkan kadınların emeği, direnişi ve talepleri var.

İlk kıvılcım: Fabrika işçisi kadınlar

8 Mart’ın kökeni 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanır. Sanayi devrimiyle birlikte fabrikalarda çalışan kadınlar, ağır koşullar altında uzun saatler çalışmak zorunda kalıyordu. Düşük ücret, güvencesiz çalışma ve insanlık dışı şartlar birçok yerde kadınları harekete geçirdi.

1908 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde binlerce kadın tekstil işçisi greve çıktı. Daha iyi çalışma koşulları, eşit ücret ve insanca yaşam talepleriyle yapılan bu protestolar kadın hareketinin tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Bir yıl sonra Amerika’da ilk kez “Kadınlar Günü”........

© Yeni Birlik