menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Neden ziyaret etmedin?”

32 0
13.09.2026

Ayakkabısını tamir için tamirci dükkânı aradı. Bulduğu tamirci dükkânından içeri girdi ve ayakkabılarını çıkarıp tamir için verdi. Tamir esnasında çırakla tanıştı ve aralarında samimî bir sohbet oldu. Çırak, Mehmet Kutlular’a sohbetin sonunda: “Benim bir ustam var, sizi tanıştırayım” dedi. Sonraki zamanlar Hakkı ustayla Mehmet Kutlular tanışınca aralarında samimî bir dostluk oldu.

Mehmet Kutlular’ın ilk defa Risale-i Nur ile tanışması, Hakkı ustanın ona Ramazan, İktisat ve Şükür Risalelerini vermesiyle başladı. Mehmet Kutlular kısa zamanda kitapları okudu, ama tam olarak anlayamadı. Sonraki günlerde risaleleri geri verdiğinde anlamadığını söyledi. Hakkı usta aynı kitapları ona tekrar verdi. “Sen bir daha oku, daha iyi anlarsın” dedi. Mehmet Kutlular bu duruma canı sıkıldı ama kitapları tekrar okudu. Bu okumadan sonra kitapları anlamıştı. 

Okuduğunu anladıktan sonra tüm zamanını Risale-i Nurları okumaya verdi. Askerlikten terhis olduktan sonra Risale-i Nurları hızlı bir şekilde okumaya başladı. Risaleleri okudu ama ne yapacağını bilemiyordu. Bir gün uzanmış yatıyordu. Uyku ile uyanıklık arasında iken birden garip bir hal hissetmeye başladı. Birden karşısında bir güneş belirdi. Güneşin ışınları vücuduna gelince titremesi daha da arttı.  

Bedeni kontrolünden çıktı “Her halde ölüyorum” dedi. Hemen kelime-i şehadet getirmeye çalıştı ama içinden bir ses ya şehadeti getirmeden ölsem endişesiyle “Allah, Allah” demeye başladı. Bu karanlık ve sıkıntılı durum birden kalktı, güneş açılmaya başladı. Karanlık kalkınca bir karartı belirmeye başladı. Sonra Bediüzzaman’ın kalpaklı resmi göründü. Resme........

© Yeni Asya