Güçlü aile ve Nene Hatun!
Osmanlı tarihinin en felaketli ve dramatik savaşlarından biri 93 Harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı idi. Osmanlı açısından büyük bir mağlubiyetle sonuçlanmıştı. II. Abdülhamid Han’ın bütün karşı koymasına rağmen o sırada iktidarı elinde bulunan II. Meşrutiyet döneminin paşaları devleti gözü kapalı bir şekilde bu savaşa sokmuştu.
Bizde meşrutiyet dönemleri "her istediğini istediğin gibi yapacaksın ama olumsuz neticelenirse padişahı suçlayacaksın!" şeklinde hep anlaşıldı ve değerlendirildi. Meşrutiyet dönemi devlet adamları asla sorumluluk almıyordu. Hatta yetkilerini sınırladıkları padişahı işler kötü gittiğinde tek sorumlu gösteriyorlardı.
Neticede 93 Harbi, Osmanlılar açısından hem doğuda hem batıda felaketle neticelenecektir. Fakat bugün asıl mevzumuz savaş değildir...
Savaşın doğu cephesinde bilhassa Erzurum’daki çarpışmalar Türk kadınının gerektiğinde nasıl bir destan yazacağının göstergesi olması bakımından çok önemli olmuştu.
Önümüzdeki on yılı "Aile Yılı" ilan ettik. Aileyi güçlendirmeyi devletimizin bir numaralı politikalarından biri seçtik. Hâl böyle iken LGBT’li bireyler gittikçe artıyor. Aileler dağılıyor, parçalanıyor. Nüfus azalıyor. Vatan sevgisi erozyona uğruyor.
Peki, Aile Bakanlığı gibi bir bakanlığın olmadığı, aile ve aileyi güçlendirmek gibi politikaların bulunmadığı dönemlerde böylesine güçlü aile kurumu nasıl ortaya çıkıyordu.
İşte değerlerimizi unutursak gündelik politikalarla iş yapacağımızı sanırız ve ne yazık ki aldanırız.
Bir mütefekkirimizin, “Beyi bey doğurmaz oğul, beyi ana doğurur” sözünü ispatlarcasına o analar sadece yiğitler doğurmuyordu. Yeri geldiğinde şehadet şerbetini nûş etmekten vatan uğruna can vermekten çekinmiyordu.
İşte bu noktada 93 Harbi'nin simge isimlerinden Nene Hatun, sadece Erzurum değil bütün Türk milletinin kalbinde büyük yer edinecektir. Vefatının 71. sene-i devriyesinde bu vatanperver mücahide Türk anasını tanımak, hatırlamak ve yâd etmek yerinde olacaktır.
Mühim olan sadece hatırlayıp geçmek demek değildir. Onlara benzemek ve onların sahip olduğu değerleri ve o güçlü imanı kazanmak demektir.
Nene Hatun, Erzurum'un Hasankale Kazası’nın Çeperli köyünde doğmuştu. Anne adı Zeliha baba adı ise Hüseyin idi. 1870 yılında Mehmet Efendi ile evlenmiştir. Nene Hatun ve eşi Mehmet Efendi, 1877 yılında Rus ordusunun Kars’tan Erzurum’a doğru yaklaştığını duyunca Çeperli köyünden Erzurum şehir merkezine göç ettiler.
Burada Taşmescit Mahallesi’ne yerleştiler. Elif adında yeni doğmuş bir kızı ve henüz üç yaşında Kazım adlı bir oğlu bulunuyordu. Elbette Nene Hatun, vatan uğruna, tarihin en güzel kahramanlık destanlarından Aziziye Müdafaası’nın sembol isimlerinden biri olacağından habersizdi.
Aziziye Tabyası'nda muazzam destan!
93 Harbi başladıktan sonra Osmanlı ordusu Batı cephesinde Gazi Osman Paşa’nın komutasında, Doğu cephesinde de Ahmed Muhtar Paşa yönetiminde tüm hızıyla........
