menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enerjide Türk yolu

40 0
26.03.2026

Dünya, tarihin en kaotik enerji denklemlerinden birinin tam ortasından geçiyor. Bir yanda Ukrayna-Rusya hattındaki bitmeyen gerilim, diğer yanda Orta Doğu’da Hürmüz Boğazı’nı bir enerji kilidine dönüştüren krizler… Küresel piyasalar nefesini tutmuş, petrolün varil fiyatındaki her 1 dolarlık artışın ekonomilere vurduğu 400 milyon dolarlık ek yükleri hesaplarken; dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Anadolu Ajansına yaptığı açıklamaları, sadece bir arz güvenliği müjdesi değil, aynı zamanda bir Enerji Jeopolitiği Manifestosu niteliğindeydi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar; Türkiye’nin artık sadece boru hatlarının geçtiği bir coğrafi köprü olmadığını, bizzat oyunun kuralını koyan bir enerji kalesi hâline geldiğini vurguladı.

Hürmüz kilidi ve jeopolitik bağışıklık

Küresel enerji ticaretinin şah damarı olan Hürmüz Boğazı’ndan bugün petrolün ve LNG’nin yüzde 20’si geçemiyor. Dünya bu tıkanıklıkla sarsılırken, Türkiye’nin bu bölgeye olan bağımlılığını yüzde 10-15 seviyelerine indirmiş olması, son on yılın en sessiz ama en devrimci başarısıdır. 12 farklı ülkeden LNG alabilen, ABD ile uzun vadeli anlaşmalar imzalayan ve boru hattını örümcek ağı gibi ören Türkiye, âdeta jeopolitik bağışıklık kazanmıştır. Artık komşudaki yangın, yalnızca mutfağımızdaki ocağı değil; fabrikalarımızın üretim ritmini ve ekonomimizin enerji damarlarını hedef alma riski taşımamaktadır; zira Türkiye’nin enerji çeşitliliği bu tür dış şokları içeride etkisizleştiren stratejik bir kalkan oluşturmuştur.

Nükleer diplomasi ve ambargolara karşı millî atom

Sayın Bakanın açıklamalarındaki en can alıcı nokta kuşkusuz nükleer enerji serüvenimizdeki o kara mizah gibi duran ama aslında modern bir kuşatma olan ambargo vurgusuydu... Akkuyu Nükleer Güç Santrali için daha önce parası ödenmiş parçaların Alman tedarikçiler tarafından teslim........

© Türkiye