menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

T24’e engel: Onlar güçlü, biz haklıyız, bunu da aşarız!

134 0
03.10.2026

Abu Dabi uçağına gidiyorum, hiç beklenmedik bir anda.

“T24’e erişim engeli getirildi” haberi ekrana düştüğü anda, kendimi 1981 yılı sonlarında Ankara’dan Abu Dabi’ye giden özel uçakta buluyorum.

Uçakta “arkadaşlar şimdilik bu kadar” diye sözlerini tamamlarken Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren, “bunları yazabilirsiniz, orada yeniden buluşuruz”.

Yedi, sekiz gazeteciyiz uçakta. Ben bir an ne yapacağımı düşünürken, atılıyorum:

“Ben yazamam”.

Evren biraz da şaşırmış, “neden” diye sorunca, ben:

“Çünkü, benim gazetem Cumhuriyet’i iki gün önce Sıkıyönetim Komutanlığı emriyle kapattınız, nasıl yazabilirim ki?..”

Bir an sessizlik!.. Herkes donup kalıyor.

Evren henüz Cumhurbaşkanı değil, askeri üniforması henüz üstünde. 12 Eylül askeri darbesinin başı, ağzından çıkan her söz neredeyse Anayasa hükmünde.

Yüzü asılıyor, “yaa, demek öyle” diyerek, ön taraftaki yerine dönüyor.

12 Eylül... Parti kapatmalar, işkenceler, idamlar, hapisanelerde insan öldürmeler, işten atmalar, aydınlara, sendikacılara, gazetecilere sayısız davalar. Demokrasiye veda yılları.

“Sen de yazabilirsin”

Uçakta gazetecilerle birlikte, üst düzey bürokratlar, büyükelçiler var, kimsenin sesi çıkmıyor. Aşağıda sürüklenen kara bulutlara bakarak, kendi kendime düşünüyorum:

“Askeri cuntanın en çok kapattığı gazete Cumhuriyet, çünkü diktatörlük karşısında başını eğmiyor, hep demokrasiden yana. Kapatılıyor, sonra yayınına yine izin veriliyor, ya şimdi?..”

Beş, on dakika geçiyor geçmiyor, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ten beri Çankaya’da basın sözcüsü, değerli ve sevgili arkadaşım Ali Baransel yanıma geliyor:

“Devlet Başkanı seni çağırıyor!..”

Herkes yerinde şöyle bir doğruluyor. Ön tarafa geçiyorum, Evren beni tepeden tırnağa süzüyor, “Doğan” diyor, “Sıkıyönetim Komutanlığı’na şimdi emir verdim, sen de yazabilirsin, gazeten yarın açılıyor”.

Yeşilköy Kule-gazete

Bir an düşünüyorum, Evren’den uçağın kokpitine girmek için izin istiyorum.

Kokpitte pilota rica ediyorum, Yeşilköy Kule üzerinden Cumhuriyet bağlanıyor, Genel Yayın Yönetmeni Hasan Cemal’e ulaşıyorum:

“Hasan, bildiğin gibi, Evren’in uçağındayım, gazete yarın açılıyor, biraz sonra Sıkıyönetim sana bildirecek, ben de yazı yazacağım”.

Ertesi gün Cumhuriyet yeniden yayında!..

Ruh hali

12 Eylül askeri darbe dönemini başından sonuna kadar Cumhuriyet’in Ankara Temsilcisi olarak yaşıyorum. O dönemde gazeteler “gözünün üstünde kaşın var” haberleri nedeniyle sık sık kapatıldığı için kapanmanın ya da bugünkü uygulamayla, erişim engelinin ruh halini çok iyi biliyorum.

Her sabah koşa koşa gazeteye gitmek, yeni bir haber trafiği içinde diğer gazeteleri kıskandıracak farklı bir haber aramak, birlikte çalıştığın insanlarla hayatı paylaşmak derken...

Aniden büyük bir boşluk!.. Canın ne konuşmak ister ne bir lokma ekmek, yine de saatleri sayarsın, inatla gazeteciliğe dönüşü beklersin.

Sanki hapiste imişsin gibi.

Ama, biliyorsun ve çok eminsin ki, gazeten yeniden açılacak.

Şimdi de T24!..

Geçerli hukuk gerekçeleri

T24’e erişim engeli getirildiğini duyduğumda,........

© T24