menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran olanları hak etti mi; dünyayı ateşe atan üç lider

17 0
05.03.2026

İsrail, ABD’yi arkasına alarak Orta Doğu’nun en saldırgan/faşist ülkesine dönüştü. Geçtiğimiz haziran ayında bu ikili İran’ın nükleer tesislerini tahrip etmek, füze imkan ve kabiliyetlerini ortadan kaldırmak üzere ortaklaşa saldırılar (12 gün savaşı) gerçekleştirdiler. Geçtiğimiz hafta sonu, başladıkları işi tamamlamak üzere ikinci bir saldırı başlattılar. Başta dini lider Ali Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey askeri/siyasi personeli birinci gün öldürmeye muvaffak oldular. İsrail ve ABD yetkilileri, İran halkına rejimi devirmeleri yönünde çağrılar yapıyorlar.

Öte yandan, Umman Dışişleri Bakanı’nın, ABD ile İran arasında yapılan müzakereler bünyesinde temel sorunu teşkil eden zenginleştirilmiş uranyum konusunda mutabakata varılmış olduğunu açıklaması, savaşa dair diğer haberler arasında kim vurduya gitti. Arabulucu ülkenin bu beyanı ABD-İsrail ikilisinin dertlerinin üzüm yemek değil de bağcıyı dövmek olduğunu ortaya koydu. Hegemon ikili saldırmasaymış İran saldıracakmış.  Yalanın kuyruklusu… 

Hamas'ın 7 Ekim saldırısı İsrail'e geniş tepki alanı açtı 

Dünyamızın bu gidişatı hayra alamet değil. İsrail bölgemizi istediği şekilde dizayn ediyor. Hamas’ın 7 Ekim 2023 saldırısı bu ülkeye çok geniş bir alan açtı. Tüm dikkatini ve imkanlarını Ukrayna’ya yöneltmek zorunda kalan Rusya, Suriye’den çekilince, İsrail-ABD ikilisi Orta-Doğu’nun rakipsiz yeni patronları oldular. Zengin Körfez ülkeleri Vaşington ile yakınlaşmak üzere Filistin davasını rafa kaldırdılar, hepsi İsrail'in dostu oldular. Gazze konusunda Trump liderliğindeki Barış Konseyi’ni İran ve Yemen dışında desteklemeyen bölge ülkesi var mı? Rusya ve Çin, İran’a yönelik bu ikinci saldırıyı uluslararası hukukun ihlali şeklinde nitelerken Avrupa ülkelerinin çoğunluğu kınamaktan dahi imtina ettiler, bazıları ise Ali Hamaney'in öldürülmesinden memnun kaldıklarını duyurmakta mahzur görmediler. 

Dünyayı ateşe atan üç lider 

Şahit olduğumuz bu gelişmeler hayra alamet değil. Dünyanın çivisi çıkmış vaziyette. İran’a karşı gerçekleştirilen iki saldırı ve ABD’nin ocak ayı başında Venezuela'ya karşı giriştiği silahlı müdahale, uluslararası ilişkilerde yeni bir döneme girdiğimizi kanıtlıyor. Dünyada artık güçlünün borusu ötüyor. Birleşmiş Milletler manzarayı seyretmekten başka bir şey yapamıyor. Kurallara dayalı uluslararası düzen sona ermiş durumda. Rusya'da Putin, İsrail'de Netanyahu ve ABD'de Trump'ın aynı zaman diliminde iktidar dümeninde buluşmaları dünya barışı açısından çok yıkıcı oldu. Burada üç ülkenin seçmenlerinin de vebali var. Özellikle Trump’a oy veren seçmenler, hem ABD'nin hem Latin Amerika'nın hem de dünyanın huzurunu kaçırılmasında pay ve sorumluluk sahibiler. Bu üç liderin aralarında oluşturduğu sinerji, Ukrayna savaşının uzamasına, İran(2) ve Venezuela saldırılarının vuku bulmasına yol açtı. Üstelik bu işin devamı gelecek. Bu defaki İran saldırısı neticesinde çok dramatik gelişmeler yaşanmadığı takdirde, Trump özgüven ve ihtiras patlamasıyla, yaza doğru, yeni hedefine yani Küba'ya yönelecektir.

İran’daki rejim cumhuriyet değildir 

Gelelim İran ile ilgili değerlendirmeye. İran benim ikinci dış görev yerim.  Bu ülkede 1983-85 arasında iki yıl geçirdim. O dönemde Ayetullah........

© T24