Ramazan davulu!
Sevgili okurlarım, her Ramazan ayında belli şeylere tanık oluruz. Bazen şaşırır bazen de kızarız...
Çünkü Ramazan hep aynı uygulamalarla birlikte gelir. İşin bir numaralı kuralı hiç değişmez.
Din ticareti ve din sömürüsü!
Müslümanlık gibi yüce dinimizde uzaktan yakından ilgisi olmayan tipler bu tiyatroda her zaman başrol oyuncusu olarak karşımıza çıkar. Onlar aslında haramzade kesimidir ama bunu hiç belli etmezler.
Dinle imanla uzaktan yakından hiçbir ilişkileri yoktur ama perdenin önünde hep onları görürüz.
Her Ramazan ayında bir başka kural daha vardır ki, o da hiç değişmez...
İnsanları davula vura vura uykusundan uyandırıp sonra da üste para toplayan bir kesim.
Önceki gece ilk sahura kalkılacaktı. Doğrusunu isterseniz ben oruç tutmam. Dinimize saygım sonsuzdur ama sahura da kalkmam.
O gece yorgun argın yatmışım. Saati bilmiyorum ama hava karanlık. Bir anda büyük bir patırtıyla uyandım. Ramazan davulu...
Gürültü kısa sürede kesildi. Dışarı baktığımda gördüğüm manzara ilginçti... Davulcu (veya davulcular) yayan değillerdi. Bir kamyonetin arkasına binmişler, davula vura vura gidiyorlardı. Dolayısıyla yarattıkları patırtı çok sürmedi.
Bu adamlar ya da onları sevk edenler herhalde bir şeyin farkında değildi.
Çevredeki bütün hastalar, bütün çocuklar ve bütün aileler o davul sesleriyle........
