Fransa’da 13 Ekim eylemleri ve hareketin arka planı
Fransa’da lise öğrencilerinin biriken sorunları, artık taşınamaz hâle gelerek öfkeye ve eyleme dönüştü. Lise blokajlarıyla başlayan, sokak gösterileriyle genişleyen hareket, kamuoyunun desteğini de arkasına alarak büyüdü.
Geçen hafta eğitim bakanının öğrenci temsilcilerine belli vaatleriyle birlikte, gençlere yönelik baskı ve geleceklerini tehdit eden uygulamalar bir arada devreye sokuldu. Merkezi vaatler arasında en yoksul semtlerdeki okullar başta olmak üzere 3 bin ek öğretmen atamasının yapılacağı, bir de öğrenci, veli, öğretmen temsilcileri ve okul idarelerinden merkezi ve yerel okul gözetim/danışma kurulları oluşturulacağı vardı. Göçmen ağırlıklı okul idareleri ise bakanlık talimatıyla okullarındaki öğrencilere şu gibi vaatlerde bulundu: Tuvaletlerin, muslukların ve pencerelerin onarılması; kullanılabilir öğrenci dolaplarının artırılması, kız öğrencilerin kullandığı tuvaletlerde hijyenik ped bulundurulması, öğle saatlerinde her iki giriş kapısının açılması, yemekhanede kuyruk oluşmasını önlemek için ders programlarının düzenlenmesi, teneffüs süresinin 15 dakika olması, giriş holünde telefon kullanımına izin verilmesi; devamsızlık gerekçesinin bildirilmesi için tanınan sürenin 5 günden 7 güne çıkarılması... Baskılar boyutunda ise eylemlere ve eylemci öğrencilere yasakların, öğrencilerin geleceğini de bağlayacak cezai yaptırımların genişletilmesi ve ağırlaştırılmasına dönük yeni yasal ve idari düzenleme girişimleri vardı.
Bir yanda kısmi vaatler, diğer yanda saldırı: İkisi aynı anda kullanılarak hareketin genişlemesinin önüne geçilmeye çalışıldı. Bu ikili kıskaç, özellikle mücadeleye yeni katılan göçmen çocukları, politikayla ilk kez tanışan gençler ve aileleri üzerinde etkili oldu; bir kısmının geri çekilmesine yol açtı. Burada kısmi ve belirsiz vaatlerden çok (devlet eğitime ne kadar fon ayıracağını ay sonunda açıklayacağını belirtti!) o kadar dışlanan ve ezilen göçmenlerin ruhunu okşayan “göçmenleri, yoksulları ve taleplerini dikkate alır gibi yapma” taktiğinin daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. Tabii yeni cezai yaptırımların da, zaten çok zor şartlarda yaşama tutunmaya çalışan göçmenlerin tüm yaşamını ve geleceğini karartma tehdidi de yabana atılamaz.
Okullardaki kamera kayıtları üzerinden eylemlere ve blokajlara katılan öğrencilerin tek tek tespit edilerek çeşitli cezalara çarptırıldığına ilişkin bilgiler geliyor. Sokak gösterilerinde meydana gelen zararların, eylemlere katılan çocukların ailelerine ödetilmesine yönelik hazırlıklar da aynı baskı politikasının parçası. Gençlerin geleceğine ve ailelerin geçimine yönelen bu tehditler, 3 Ekim’de ülkedeki liselerin yarısından fazlasına yayılan hareketin daha fazla genişlemesini frenledi ve 2 bini bulan blokajlı eylemli lise sayısının azalmasını, bir kısmında öğrencilerin derslere dönmesine yol açtı.
Buna rağmen üniversite öğrencilerinin liselilerle dayanışarak kendi sorunlarını da gündeme taşımaları; işgaller, blokajlar ve sokak gösterileri başlatmaları, mücadelenin yeni alanlara yayılabileceğini gösterdi.
Liselilerin canlı, gözü pek ve alışılmış sınırları zorlayan tutumu, işçi sınıfı içinde yıllardır mücadele eden kadrolar açısından da yeniden umut kaynağı oldu. Özellikle son on yılda birçok grev ve sokak gösterisinden istenen sonuç alınamadan çıkılması, yorgunluk ve umut kırılması yaratmıştı. Gençlerin ortaya koyduğu enerji, bu ruh hâlini sarsarak solun geniş kesimlerinde yankı buldu ve birçok insanı yeniden harekete geçirdi.
Bu süreçte öğretmenlerin emeği ve dayanışması çok kıymetliydi. Onlar da baskılardan paylarını aldılar; çeşitli cezalara uğrayan öğretmenler oldu ve yeni yaptırımların gündeme gelmesi de mümkün.
Fransa’da solun hareket içindeki durumu
Süreçteki kritik bir değişimde, Fransa solunun kendiliğinden başlayan ve başlangıçta epey dışsal kaldığı hareket içindeki inisiyatifini artırması oldu. Bu açıdan liseli hareketindeki göreli daralmaya karşın sol parti ve örgütlerin, devlet-bakanlık vaatlerinin içi boşluğunu ve belirsizliğini teşhir ederek, oldukça net biçimde; “eğitim bütçesine en az 10 milyar dolarlık ek fon, Parcoursup’un kaldırılarak üniversiteye geçiş hakkı, baskı ve cezaların kaldırılması” gibi temel talepler karşılanıncaya kadar eylemlere devam tutumu etkili oldu.
Bir diğer etken, Sendikalar........
